Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/781 K. sayılı kararında, yerel mahkemenin TCK'nın seçimlik ceza içeren bir maddesinde (örn: TCK m. 105) hapis cezasını tercih ettikten sonra, bu hapis cezasını TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevirmesi, kanun yararına bozma konusu yapılmıştır. Bu uygulamanın neden TCK m. 50/2'ye aykırı olduğunu ve bir 'hukuka aykırılık' teşkil ettiğini açıklayınız.
Bu uygulama, TCK m. 50/2'nin açık ve emredici hükmüne aykırı olduğu için bir 'hukuka aykırılık' teşkil eder. TCK m. 50/1, kısa süreli hapis cezalarının (1 yıl veya daha az) adli para cezası dahil bir dizi seçenek yaptırıma çevrilebileceğini düzenler. Ancak, bu genel kuralın önemli bir istisnası TCK m. 50/2'de yer almaktadır. TCK m. 50/2: 'Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez.' Bu hükmün mantığı şudur: Kanun koyucu, bazı suç tiplerinde (örneğin TCK m. 105/1'deki cinsel taciz suçu gibi) hakime, olayın özelliklerine göre ya hapis cezası ya da adli para cezası verme konusunda bir takdir hakkı, yani bir 'seçimlik yetki' tanımıştır. Hakim, bu seçimlik yetkisini kullanarak ve fiilin haksızlık içeriğini, failin kusurunu değerlendirerek, yaptırımın 'hapis cezası' olması gerektiği kanaatine varmışsa, bu takdirini kullanmış olur. Hakim, hapis cezasını daha orantılı ve uygun bir yaptırım olarak seçtikten sonra, aynı hüküm içinde bu kararından dönerek, seçmediği diğer bir seçenek olan adli para cezasına tekrar dönemez. Yani, hapis cezasını seçtikten sonra bunu tekrar adli para cezasına çevirmesi, kendi takdiriyle ve kanunun ruhuyla çelişir. YCGK'nın da kanun yararına bozmaya konu ettiği olayda, yerel mahkeme TCK m. 105/1'deki seçimlik cezalardan 'hapis cezasını' tercih etmiş, ancak daha sonra bu hapis cezasını TCK m. 50/1'e dayanarak adli para cezasına çevirmiştir. Bu, TCK m. 50/2'deki açık yasak hükmünün ihlalidir. Bu bir takdir hatası değil, kanunun emredici bir hükmüne doğrudan aykırılık olduğu için 'maddi hukuka ilişkin bir hukuka aykırılık'tır ve bu nedenle kanun yararına bozma konusu yapılmıştır.