Cumhuriyet savcısının, esas hakkında mütalaasını, sanığın sorgusu yapılmadan veya tüm deliller toplanıp tartışılmadan önce sunması, hangi ceza muhakemesi ilkelerine aykırıdır? Bu durumun hukuki sonucu ne olur?
Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasını, sanığın sorgusu yapılmadan veya tüm deliller toplanıp tartışılmadan önce sunması, ceza muhakemesinin en temel ilkelerine aykırıdır ve ciddi bir hukuka aykırılık teşkil eder. Aykırı Olunan İlkeler: 1. Doğrudan Doğruyalık (Vasıtasızlık) İlkesi: Mütalaa, mahkemenin huzurunda ortaya konulan ve tartışılan delillerin bir değerlendirmesidir. Delillerle doğrudan temas kurulmadan, örneğin en önemli delillerden biri olan 'sanığın beyanı' (sorgu) alınmadan mütalaa verilmesi, bu ilkeyi ihlal eder. 2. Çelişmeli Yargılama (Müzakere) İlkesi: Mütalaa, iddia makamının delillerin tartışılması sonucunda ulaştığı nihai görüştür. Deliller henüz tam olarak ortaya konulup taraflarca tartışılmadan mütalaa sunulması, bu tartışma sürecini anlamsız kılar. Savunma makamı, henüz ortaya konulmamış delilleri de içerebilecek bir iddiaya karşı nasıl savunma yapacağını bilemez. 3. Savunma Hakkı: Sanığın sorgusu, onun en temel savunma aracıdır. Sanık dinlenmeden, onun olaya ilişkin beyanları ve savunmaları değerlendirilmeden bir mütalaa oluşturulması, savunma hakkını temelden yok saymaktır. 4. Maddi Gerçeğe Ulaşma Amacı: Ceza muhakemesinin amacı maddi gerçeğe ulaşmaktır. Tüm deliller toplanmadan ve tartışılmadan, eksik bir incelemeye dayalı olarak sunulan bir mütalaa, mahkemenin maddi gerçeğe ulaşmasını da engeller. Hukuki Sonuç: Bu şekilde, usulüne ve sırasına uyulmadan, erken bir aşamada sunulan bir mütalaa hukuken 'yok' hükmündedir ve hiçbir geçerliliği yoktur. Mahkemenin, bu mütalaaya dayanarak bir karar vermesi mümkün değildir. Mahkeme, tüm delilleri topladıktan, sanığın sorgusunu yaptıktan ve delillerin tartışılması aşamasını (CMK m. 216) tamamladıktan sonra, Cumhuriyet savcısından yeniden ve usulüne uygun bir şekilde esas hakkında mütalaasını sunmasını istemek zorundadır. Eğer mahkeme, bu usule aykırı mütalaaya dayanarak bir hüküm kurarsa, bu hüküm, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının ağır bir şekilde ihlal edilmesi nedeniyle Yargıtay tarafından mutlak surette bozulacaktır.