Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, CMK m. 308 uyarınca 'sanık aleyhine' bir Yargıtay dairesi kararına itirazda bulunmuştur. Ceza Genel Kurulu bu itirazı inceleyip kabul ettiğinde, sanığın hukuki durumu aleyhine değişebilir mi? Bu durumu, kanun yararına bozma (CMK m. 309) yolundaki 'aleyhe sonuç doğurmama' kuralı ile karşılaştırınız.
Evet, sanığın hukuki durumu aleyhine değişebilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olağanüstü itirazını düzenleyen CMK m. 308'de, kanun yararına bozmadan farklı olarak, itirazın kabulü halinde sanık aleyhine sonuç doğmayacağına dair bir yasak veya kısıtlama bulunmamaktadır. Bu iki olağanüstü kanun yolu arasındaki temel fark şudur: - Kanun Yararına Bozma (CMK m. 309): Bu yolun temel amacı, hukuka aykırılıkların tespiti ve içtihat birliğinin sağlanmasıdır. Bireysel olarak sanığın durumu ikincil plandadır. Bu nedenle, YCGK'nın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edildiği üzere, aleyhe bozma durumunda dahi, bu bozma sanığın kesinleşmiş hükmünü etkilemez ve aleyhe sonuç doğurmaz (istisnalar hariç). Amaç, sistemsel bir hatayı düzeltmektir. - Başsavcılık İtirazı (CMK m. 308): Bu yol ise, Yargıtay Ceza Dairelerinin verdiği kararlardaki maddi veya hukuki hataları düzeltmeyi amaçlayan, daha çok 'yeniden temyiz' benzeri bir iç denetim mekanizmasıdır. Ceza Genel Kurulu, daire kararını her yönüyle inceler ve dairenin yerine geçerek yeni bir karar verir. Eğer Başsavcılık, sanık aleyhine (örneğin, beraat kararının bozulup mahkumiyet verilmesi veya cezanın az olduğu gerekçesiyle) itiraz etmişse ve Ceza Genel Kurulu bu itirazı haklı bulursa, dairenin lehe olan kararını kaldırıp, sanığın aleyhine olacak şekilde yeni bir karar (mahkumiyet, cezanın artırılması vb.) kurabilir. Örnek: Bir Yargıtay dairesi, sanık hakkında verilen 10 yıl hapis cezasını onamış olsun. Başsavcılık, suçun nitelikli hali nedeniyle cezanın 15 yıl olması gerektiği gerekçesiyle aleyhe itirazda bulunabilir. Ceza Genel Kurulu bu itirazı kabul ederse, onama kararını kaldırıp, sanığın cezasının 15 yıl olarak düzeltilerek onanmasına karar verebilir. Bu, sanığın durumunun aleyhine değişmesi anlamına gelir. Sonuç olarak, CMK m. 308, sanık aleyhine sonuç doğurabilen çok güçlü bir olağanüstü kanun yoludur ve bu yönüyle CMK m. 309'daki kanun yararına bozmadan temelden ayrılır.