4483 sayılı Kanun'a göre yürütülen bir ön incelemede, izin vermeye yetkili merci (örneğin vali), ön incelemeyi bizzat kendisi yapabilir mi, yoksa mutlaka bir denetim elemanı veya memur görevlendirmek zorunda mıdır? Bu durumu, kanunun 5/2. maddesindeki düzenleme ve 'yetkilerin şahsiliği' ilkesi açısından değerlendiriniz.
Evet, izin vermeye yetkili merci ön incelemeyi bizzat kendisi yapabilir. 4483 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrası, bu konuda yetkili merciye seçimlik bir hak tanımaktadır. Madde metni, ön incelemenin kimler tarafından yapılabileceğini sayarken ilk olarak 'İzin vermeye yetkili merci, ön incelemeyi bizzat yapabileceği gibi...' ifadesini kullanmaktadır. Bu, bizzat yapma yetkisinin asli bir yetki olduğunu gösterir. Bu durum, 'yetkilerin şahsiliği' ilkesiyle de uyumludur. İdare hukukunda kural olarak, kanunla bir makama verilen bir yetki, o makam tarafından bizzat kullanılır. Yetkinin devri (bir alt makama veya başka bir kişiye bırakılması) ancak kanunun buna açıkça izin verdiği hallerde mümkündür. 4483 sayılı Kanun, yetkili merciye hem yetkiyi bizzat kullanma (ön incelemeyi kendisi yapma) hem de bu yetkisini devretme (bir denetim elemanı veya memur görevlendirme) imkanını birlikte tanımıştır. Uygulamada, valiler veya bakanlar gibi üst düzey idari amirlerin iş yoğunluğu nedeniyle ön incelemeyi bizzat yapmaları pek rastlanan bir durum değildir. Genellikle bu yetkilerini, uzmanlık gerektiren bir alan olduğu için, teftiş kurulları, denetim elemanları veya kendilerine bağlı hiyerarşik olarak daha üst konumdaki memurlar (vali yardımcıları, genel müdürler vb.) aracılığıyla kullanmayı tercih ederler. Ancak bu, onların bizzat yapma yetkilerinin olmadığı anlamına gelmez. Yetkili merci, özellikle olayın niteliği veya önemi gerektiriyorsa, ön incelemeyi bizzat yürütme ve memurun ifadesini bizzat alma yetkisine sahiptir. Bu, kanunun kendisine tanıdığı bir haktır.