Bir sanık hakkında hem 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)' kararı verilmiş hem de bu kararla birlikte TCK m. 53/1 uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına (güvenlik tedbiri) hükmedilmiştir. HAGB kararı, doğası gereği hukuki bir sonuç doğurmayan bir karar olduğuna göre, bu kararla birlikte bir güvenlik tedbirine hükmedilmesi mümkün müdür? Bu durumu, HAGB kurumunun hukuki niteliği ve TCK m. 53'ün uygulama koşulları açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45679

Hayır, HAGB kararı ile birlikte TCK m. 53/1'de düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi mümkün değildir. Bu durum, hem HAGB kurumunun hukuki niteliğine hem de TCK m. 53'ün uygulama koşullarına aykırıdır. 1. HAGB Kurumunun Hukuki Niteliği: CMK m. 231'de düzenlenen HAGB, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün, belirli bir denetim süresi boyunca 'hiçbir hukuki sonuç doğurmamasını' ifade eden bir kurumdur. Yani, ortada hukuken 'açıklanmış' ve 'varlık kazanmış' bir mahkumiyet hükmü yoktur. Sanık, denetim süresini başarıyla tamamlarsa dava düşer ve sanık o suçu hiç işlememiş gibi kabul edilir. 2. TCK m. 53'ün Uygulama Koşulları: TCK m. 53/1, belirli hak yoksunluklarının, kişinin 'kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak' uygulanacağını belirtir. Yani, bu güvenlik tedbirinin uygulanabilmesi için iki ön şart vardır: - Ortada kesinleşmiş bir 'mahkumiyet' hükmü olmalıdır. - Bu mahkumiyet, 'hapis cezasına' ilişkin olmalıdır. HAGB kararı verildiğinde, ortada hukuken sonuç doğuran bir 'mahkumiyet' hükmü bulunmadığı için, TCK m. 53'ün en temel uygulama koşulu gerçekleşmemiştir. Hukuken var olmayan bir mahkumiyetin 'kanuni sonucu' da olamaz. Bu nedenle, bir mahkemenin HAGB kararı verirken, aynı kararda TCK m. 53'e göre hak yoksunluğuna da hükmetmesi, bu iki kurumun birbiriyle çelişen doğasına aykırı, bariz bir hukuka aykırılıktır. Bu tür bir karar, kanun yararına bozma (CMK m. 309) konusu olabilir. Hak yoksunlukları, ancak ve ancak HAGB kararı denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle 'bozulur' ve altta yatan mahkumiyet hükmü 'açıklanırsa', bu açıklanan hükümle birlikte uygulanabilir hale gelir.