Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/477 K. sayılı kararında, sanığın belirli bir süre bulundurduğu anlaşılan kaçak sigaralarla ilgili olarak neden 'suçüstü hali'nin varlığından söz edilemeyeceği belirtilmiştir? 'Bulundurma' veya 'nakletme' gibi 'mütemadi (kesintisiz) suç' niteliğindeki fiillerde, suçüstü halinin hangi anda gerçekleştiği kabul edilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45676

YCGK'nın bu kararında, sanığın kaçak sigaraları belirli bir süre bulundurması nedeniyle 'suçüstü hali'nin varlığından söz edilememesinin temel nedeni, suçüstü halinin tanımı ile mütemadi suçun niteliği arasındaki ilişkidir. CMK m. 2/j'ye göre suçüstü, 'işlenmekte olan suç' veya 'henüz işlenmiş fiil' gibi anlık veya eyleme çok yakın zaman dilimlerini ifade eder. Suçun icrasının kolluk tarafından bizzat görülmesi veya fiilin hemen ardından failin takip edilerek yakalanması gibi durumları kapsar. 'Bulundurma' veya 'nakletme' gibi mütemadi (kesintisiz) suçlarda ise, suçun işlenmesi tek bir anda başlayıp bitmez, hukuka aykırı durum devam ettiği sürece suç işlenmeye devam eder. Ancak bu durum, hukuka aykırı durumun devam ettiği her anın bir 'suçüstü' hali olduğu anlamına gelmez. Mütemadi suçlarda suçüstü hali, ancak ve ancak suçun 'icra edilmeye başlandığı' veya 'kesintinin sona erdiği' anın kolluk tarafından görülmesiyle veya bu anlara çok yakın bir tespitle gerçekleşir. Örnekler: - Suçüstü Hali Olan Durum: Kolluk, sanığın kaçak sigaraları bir araçtan diğerine 'aktardığını' veya bir depodan çıkarıp 'aracına yüklediğini' bizzat görürse, bu 'işlenmekte olan suç' olduğu için suçüstü hali vardır. Veya sanığın sigaraları bir yerden alıp yola çıktığı anda takip edilip yakalanması da suçüstü sayılabilir. - Suçüstü Hali Olmayan Durum (Karardaki Olay): Sanığın, elinde bir çuvalla bir yerde 'beklemesi' eylemi, suçun icra anını göstermez. Sigaraları ne zaman ve nereden aldığı, ne kadar süredir elinde tuttuğu belirsizdir. Kolluk, sadece hukuka aykırı durumun 'sonucunu' görmüştür, suçun 'işlendiği anı' değil. Bu durum, suçun işlendiğine dair 'kuvvetli bir şüphe' oluşturur, ancak CMK anlamında bir 'suçüstü hali' teşkil etmez. Bu nedenle, YCGK isabetli bir şekilde, bu durumda suçüstü halinin şartlarının oluşmadığını, dolayısıyla kolluğun derhal arama yapmak yerine, bu kuvvetli şüpheye dayanarak savcıdan 'adli arama emri' alması gerektiğini belirtmiştir. Aksi takdirde yapılan arama hukuka aykırı olacaktır.