4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'da, 01.01.2019 tarihinden itibaren yapı denetim kuruluşlarının Bakanlık tarafından 'elektronik ortamda' belirlenmesi esasına geçilmiştir. Bu değişikliğin temel amacı nedir? Bu uygulamanın, yapı sahibi, yapı müteahhidi ve yapı denetim kuruluşu arasındaki ilişkide, denetimin 'bağımsızlığı ve tarafsızlığı' ilkesini sağlamaya yönelik etkilerini analiz ediniz.
Yapı denetim kuruluşlarının Bakanlık tarafından elektronik ortamda ve otomatik olarak atanması esasının getirilmesinin temel amacı, yapı denetim sürecinin 'bağımsızlığını ve tarafsızlığını' sağlamak, bu yolla denetimin etkinliğini artırmaktır. Bu değişikliğin etkileri şunlardır: 1. Müteahhit Etkisinin Kırılması: Eski sistemde, yapı sahibi denetim kuruluşunu serbestçe seçebiliyordu. Ancak uygulamada, genellikle yapı sahibi adına tüm işlemleri yürüten 'yapı müteahhidi', denetim hizmeti alacağı kuruluşu da kendisi seçiyordu. Bu durum, denetlemesi gereken müteahhidin, denetçisini seçmesi gibi bir çıkar çatışması yaratıyordu. Müteahhitler, genellikle daha 'esnek' veya 'göz yuman' denetim firmalarını tercih etme eğiliminde olabiliyordu. Bu da denetimin amacını boşa çıkarıyordu. Elektronik atama sistemi, denetim kuruluşunu denetlenen müteahhidin iradesi dışına çıkararak, bu bağımlılık ilişkisini kırmayı hedefler. 2. Denetimin Bağımsızlığının Sağlanması: Yapı denetim kuruluşu, kendisini seçen bir müteahhide karşı, gelecekte de iş alabilmek için daha toleranslı davranma baskısı altında kalabiliyordu. Elektronik atama ile denetim kuruluşu, işi Bakanlıktan aldığı için, denetlediği müteahhide karşı herhangi bir minnet veya ticari bağımlılık hissetmez. Bu durum, denetçinin mevzuatı daha objektif ve tavizsiz bir şekilde uygulamasını, tespit ettiği aykırılıkları çekinmeden raporlamasını sağlar. 3. Haksız Rekabetin Önlenmesi: Eski sistemde, bazı denetim firmalarının denetim ücretlerinde indirim yaparak veya denetimi daha gevşek tutmayı vaat ederek haksız rekabet yarattığı iddia ediliyordu. Elektronik atama, tüm denetim kuruluşlarını eşit bir havuza sokarak ve iş dağılımını objektif bir kritere (sıra, puanlama vb.) bağlayarak bu tür haksız rekabeti önler ve hizmet kalitesinin belirli bir standardın altına düşmesini engeller. Metinde de belirtildiği gibi, bu uygulama; 'yapı müteahhidinin yapı sahibi vekili olarak hareket edememesi' kuralının uygulamada sağlıklı şekilde işletilmesine imkan sağlaması yönüyle olumlu bir gelişmedir ve yapı denetim sisteminin güvenilirliğini artırmaya yönelik önemli bir adımdır.