6306 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca, riskli yapıların tespiti için maliklere süre verme yetkisi Bakanlığa aittir. Bir belediyenin, Bakanlıktan bu yönde bir yetki veya görev almadığı halde, re'sen maliklere süre vererek riskli yapı tespiti yaptırmalarını istemesi, 'idarenin kanuniliği' ilkesi açısından bir 'yetki gaspı' mı, yoksa bir 'yetki tecavüzü' mü teşkil eder? Bu iki kavram arasındaki farkı açıklayarak somut olayı değerlendiriniz.
Bu durum, bir 'yetki gaspı' değil, 'ağır ve bariz bir yetki tecavüzü' olarak nitelendirilmelidir. Bu iki kavram arasındaki fark, idari işlemin sakatlık derecesini belirlemesi açısından önemlidir. - Yetki Gaspı (Fonksiyon Gaspı): Bir idari makamın, yasama veya yargı gibi tamamen farklı bir devlet erkinin görev alanına giren bir işlemi yapmasıdır. Örneğin, bir valinin kanun çıkarması (yasama) veya bir kişiyi yargılayıp mahkum etmesi (yargı). Yetki gaspı ile yapılan işlemler, hukuken 'yok' hükmündedir. Yani, hiç doğmamış sayılırlar ve herhangi bir hukuki sonuç doğurmazlar. Her zaman ve herkes tarafından yoklukları ileri sürülebilir. - Yetki Tecavüzü: Bir idari makamın, kendi idari görev alanı içinde kalmakla birlikte, kanunen başka bir idari makama verilmiş olan bir yetkiyi kullanmasıdır. Yetki tecavüzü, işlemin 'yok' hükmünde olmasına değil, 'iptal edilebilir' olmasına yol açar. Yetki tecavüzü de kendi içinde 'ağır ve bariz' veya 'basit' olarak ayrılabilir. Eğer yetki ihlali çok açık ve temel bir kurala aykırı ise 'ağır ve bariz yetki tecavüzü' söz konusu olur. Somut Olayın Değerlendirilmesi: Belediye, 'riskli yapı tespiti' konusunda işlem yaparak kendi idari görev alanı (imar, şehircilik, yapı denetimi) içinde kalmaktadır. Yani yasama veya yargı organının alanına giren bir işlem yapmamaktadır. Bu nedenle 'yetki gaspı' söz konusu değildir. Ancak belediye, 6306 sayılı Kanun'un açıkça ve münhasıran 'Bakanlığa' verdiği bir yetkiyi (maliklere süre verme) kullanmaktadır. Bu, bir idari makamın, başka bir idari makamın yetkisini kullanması anlamına gelen tipik bir 'yetki tecavüzü' durumudur. Kanundaki yetki dağılımı çok net olduğu için, bu ihlal 'ağır ve bariz' niteliktedir. Sonuç olarak, belediyenin bu işlemi hukuken 'yok' sayılmaz, ancak 'ağır ve bariz yetki tecavüzü' nedeniyle sakattır ve İdare Mahkemesi'nde açılacak bir dava ile iptal edilmesi gerekir.