Bir Cumhuriyet savcısı, esas hakkında mütalaasını sunduktan sonra, mahkemece soruşturmanın genişletilmesine ve yeni bir tanığın dinlenmesine karar verilmiştir. Yeni tanık dinlendikten sonra, savcının önceki mütalaasını tekrar etmesi yeterli midir, yoksa yeni duruma göre mütalaasını güncellemesi mi gerekir? Bu durumu, 'çelişmeli yargılama' ve 'iddianın bütünlüğü' ilkeleri açısından değerlendiriniz.
Hayır, savcının önceki mütalaasını tekrar etmesi yeterli değildir; yeni duruma göre mütalaasını güncellemesi ve yeniden açıklaması gerekir. Yargılamanın seyrini etkileyebilecek yeni bir delil (tanık beyanı) ortaya çıktığında, muhakeme yeni bir aşamaya girmiş olur ve tarafların bu yeni delile göre pozisyonlarını yeniden belirlemeleri gerekir. Bu durumun 'çelişmeli yargılama' ve 'iddianın bütünlüğü' ilkeleri açısından değerlendirmesi şöyledir: 1. Çelişmeli Yargılama İlkesi: Bu ilke, tarafların dosyaya giren her yeni delil hakkında beyanda bulunma ve tartışma hakkına sahip olmasını gerektirir. Yeni dinlenen tanığın beyanı, hem iddia hem de savunma için yeni argümanlar sunma veya mevcut argümanları değiştirme ihtiyacı doğurabilir. Savcının, bu yeni ve önemli delili değerlendirmeden, sanki hiç dinlenmemiş gibi eski mütalaasında ısrar etmesi, çelişmeli yargılama ilkesinin ruhuna aykırıdır. Savcı, yeni tanık beyanının kendi tezini (iddiasını) nasıl etkilediğini (desteklediğini, zayıflattığını veya değiştirmediğini) gerekçeleriyle açıklamalıdır. 2. İddianın Bütünlüğü ve Güncelliği İlkesi: Esas hakkında mütalaa, soruşturmanın başından o ana kadar toplanan 'tüm delillerin' bir bütün olarak değerlendirilmesiyle oluşan nihai iddiadır. Yargılama sırasında dosyaya yeni bir delil girdiğinde, önceki mütalaanın dayandığı 'delil bütünü' değişmiş olur. Bu nedenle, önceki mütalaa artık güncelliğini ve bütünlüğünü yitirmiştir. Savcının, dosyaya en son giren delili de kapsayacak şekilde, güncellenmiş ve bütüncül bir mütalaa sunması gerekir. Savunma makamı da ancak bu güncel ve tam iddiaya karşı etkili bir savunma yapabilir. Sonuç olarak, soruşturmanın genişletilmesi ve yeni bir delilin toplanması, CMK m. 216'daki delillerin tartışılması sürecini yeniden başlatır. Savcı, bu yeni delili de değerlendiren güncel mütalaasını sunmalı, ardından savunma makamına bu yeni mütalaaya karşı savunma yapma hakkı tanınmalıdır. Aksi bir uygulama, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir.