Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/585 sayılı kararında, 'Failin bir trafik kuralını bilinçli olarak ihlal etmesi durumunda kasıt unsuru gerçekleşecektir' denilmektedir. Bu ifade, her bilinçli kural ihlalinin TCK m. 179'daki suçu oluşturacağı anlamına mı gelir? Bu ifadenin, aynı kararda yer alan 'her kural ihlalinin mutlaka kişiler bakımından tehlikeye neden olacağını söylemek de mümkün değildir' ifadesiyle birlikte nasıl yorumlanması gerektiğini 'kasıt' ve 'somut tehlike' unsurları açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45668

Hayır, bu ifade her bilinçli kural ihlalinin otomatik olarak TCK m. 179'daki suçu oluşturacağı anlamına gelmez. Bu iki ifadenin birlikte yorumlanması, suçun iki temel unsurunun, yani sübjektif unsur (kasıt) ve objektif unsurun (somut tehlike) ayrı ayrı gerçekleşmesi gerektiğini gösterir. Analiz şu şekildedir: 1. Kasıt Unsurunun Gerçekleşmesi: YCGK'nın 'Failin bir trafik kuralını bilinçli olarak ihlal etmesi durumunda kasıt unsuru gerçekleşecektir' ifadesi, suçun 'sübjektif' unsuruna ilişkindir. Yani, fail kırmızı ışıkta geçeceğini, hatalı sollama yapacağını veya hız sınırını aşacağını 'bilerek ve isteyerek' bu kuralı ihlal ettiğinde, eylemi taksirli değil, 'kasıtlı' hale gelir. Bu, failin zihinsel durumuna ilişkin bir tespittir ve TCK m. 179'un taksirle işlenemeyeceğini, kasıt gerektirdiğini vurgular. 2. Somut Tehlike Unsurunun Aranması: Ancak kasıt unsurunun gerçekleşmesi, suçun tamamlanması için yeterli değildir. Ayrıca, bu kasıtlı eylemin, suçun 'objektif' unsuru olan 'başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olması' gerekir. İşte bu noktada, karardaki 'her kural ihlalinin mutlaka kişiler bakımından tehlikeye neden olacağını söylemek de mümkün değildir' ifadesi devreye girer. İki ifadenin birlikte yorumlanması şudur: Fail, bir trafik kuralını bilerek ve isteyerek (kasten) ihlal etmiş olabilir. Bu, suçun sübjektif unsurunu (kasıt) oluşturur. Ancak bu kasıtlı eylemin, o anki somut koşullar itibarıyla başkaları için gerçek bir tehlike yaratıp yaratmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Eğer kasıtlı kural ihlaline rağmen somut bir tehlike doğmamışsa, suçun objektif unsuru eksik kalır ve TCK m. 179 oluşmaz. Örneğin, bomboş bir yolda kırmızı ışıkta 'bilinçli olarak' geçen sürücünün eylemi 'kasıtlı' bir kural ihlalidir (sübjektif unsur tamam). Ancak o anda başka araç veya yaya olmadığı için 'somut bir tehlike' yaratmamıştır (objektif unsur eksik). Dolayısıyla TCK m. 179 oluşmaz. Eğer aynı bilinçli ihlali işlek bir kavşakta yapsaydı, hem kasıt hem de somut tehlike unsurları birleşeceği için suç oluşurdu.