Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/28 K. sayılı kararına göre, Yargıtay Ceza Dairelerinin temyiz incelemesi sırasında verdiği 'tutukluluğun devamı' kararlarına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CMK m. 308 uyarınca 'olağanüstü itiraz' yoluna başvurma yetkisi var mıdır? Bu durumun hukuki gerekçesini, 'olağan itiraz' ile 'olağanüstü itiraz' yollarının nitelik farkı açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45664

Hayır, yoktur. YCGK'nın 2011/28 K. sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi, Yargıtay Ceza Dairelerinin verdiği 'tutukluluğun devamı' kararlarına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CMK m. 308'deki olağanüstü itiraz yetkisi bulunmamaktadır. Bu durumun hukuki gerekçesi, 'olağan itiraz' ile 'olağanüstü itiraz' yollarının farklı niteliklere ve amaçlara sahip olmasında yatmaktadır: 1. Kararın Hukuki Niteliği ve Tabi Olduğu Kanun Yolu: CMK m. 104/3, dosya Yargıtay'a geldiğinde salıverilme istemleri hakkında kararın Yargıtay ilgili dairesince verileceğini düzenler. Aynı maddenin 2. fıkrası ise, salıverilme isteminin reddi kararlarına (yani tutukluluğun devamı kararlarına) karşı 'itiraz' yolunun açık olduğunu belirtir. CMK m. 268/3-e ise, Yargıtay Ceza Dairelerinin verdiği kararlara yapılacak itirazların, numaraca kendisini izleyen daire tarafından inceleneceğini düzenleyerek 'olağan itiraz' yolunu açıkça göstermiştir. Dolayısıyla, bir Yargıtay dairesinin tutukluluğun devamı kararı, kanun gereği 'olağan itiraz' yoluna tabidir. 2. Olağanüstü İtirazın (CMK m. 308) Amacı ve Kapsamı: CMK m. 308'de düzenlenen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı, 'olağanüstü' bir kanun yoludur. Bu yolun amacı, Yargıtay Ceza Dairelerinin verdiği ve başka bir kanun yolu kalmamış olan nihai 'hükümlere' ilişkin kararlardaki hukuka aykırılıkları gidermek ve içtihat birliğini sağlamaktır. Bu yol, davanın esasına ilişkin verilen kararlar için öngörülmüştür. 3. Çatışmanın Çözümü: Bir karar, aynı anda hem olağan bir kanun yoluna (itiraz) hem de olağanüstü bir kanun yoluna (Başsavcılık itirazı) tabi olamaz. Hukuk sistematiğinde, bir karar için öngörülmüş olan olağan kanun yolu mevcut iken, olağanüstü bir yola başvurulamaz. Tutukluluğun devamı kararı, CMK'da açıkça 'olağan itiraz' yoluna tabi kılındığı için, bu karar CMK m. 308'in kapsamı dışındadır. Aksi bir kabul, YCGK'nın da belirttiği gibi, 'bir karar için aynı anda biri olağan, diğeri olağanüstü olan iki yasa yoluna başvurma sonucunu doğuracaktır' ki bu, usul hukukunun temel ilkeleriyle çelişir. Sonuç olarak, Yargıtay dairesinin tutukluluğun devamı kararına karşı sanık veya müdafii, CMK m. 268/3-e uyarınca bir sonraki daireye 'olağan itiraz'da bulunabilir; ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara karşı 'olağanüstü itiraz' yoluna gidemez.