İşverenin, 6331 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca yapmakla yükümlü olduğu 'risk değerlendirmesi' çalışmasında, aynı kanunun 5. maddesinde sayılan 'risklerden korunma ilkeleri'nden hangileri özellikle ön plana çıkmaktadır? Bir maden ocağında, teknik olarak mümkün olmasına rağmen daha güvenli bir üretim metoduna geçilmemesi, bu ilkelerden hangisinin ihlali anlamına gelir ve işverenin kusur sorumluluğunu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45655

İşverenin risk değerlendirmesi yükümlülüğü, 6331 sayılı Kanun'un 5. maddesindeki 'risklerden korunma ilkeleri' ile bir bütün olarak ele alınmalıdır. Bu ilkeler, risk değerlendirmesinin nasıl bir felsefeyle yapılması gerektiğini ortaya koyar. Özellikle ön plana çıkan ilkeler şunlardır: 1. Risklerden Kaçınmak: Mümkünse, riski tamamen ortadan kaldıracak çalışma yöntemleri veya teknolojiler seçilmelidir. Bu, en ideal ve öncelikli ilkedir. 2. Risklerde Kaynağında Mücadele Etmek: Eğer riskten kaçınmak mümkün değilse, riskin ortaya çıktığı yerde (kaynağında) önlenmesi veya azaltılması hedeflenmelidir. Riskin yayılmasına izin verilmemelidir. 3. Teknik Gelişmelere Uyum Sağlamak: İşveren, mevcut durumu korumakla yetinemez; sektördeki ve bilimdeki en son teknolojik ve bilimsel gelişmeleri takip ederek işyerini daha güvenli hale getirmekle yükümlüdür. 4. Tehlikeli Olanı Tehlikesiz veya Daha Az Tehlikeli Olanla Değiştirmek: Mümkün olan her durumda, daha az riskli madde, ekipman veya üretim metodu tercih edilmelidir. 5. Toplu Korunma Tedbirlerine Öncelik Vermek: Riski tamamen ortadan kaldıran veya tüm çalışanları aynı anda koruyan (örneğin, havalandırma sistemi, makine koruyucuları gibi) toplu önlemler, sadece bireysel koruma sağlayan (baret, maske gibi) kişisel koruyucu donanımlardan daha önceliklidir. Bir maden ocağında, teknik olarak mümkün ve uygulanabilir olmasına rağmen daha güvenli bir üretim metoduna (örneğin, göçük riskini azaltan yeni bir tahkimat sistemi) geçilmemesi, yukarıda sayılan ilkelerden özellikle 'teknik gelişmelere uyum sağlamak' (5/d) ve 'tehlikeli olanı tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek' (5/e) ilkelerinin açık bir ihlalidir. Bu durum, işverenin 'objektif özen yükümlülüğünü' yerine getirmediğini gösterir ve doğrudan 'kusurlu' sayılmasına neden olur. İşveren, 'mevcut yöntemim de mevzuata uygundu' veya 'yeni yöntemin maliyeti yüksekti' gibi savunmalarla sorumluluktan kurtulamaz. Çünkü 6331 sayılı Kanun, işverenden sadece asgari standartları değil, ulaşılabilir en iyi ve en güvenli teknolojiyi uygulamasını beklemektedir. Bu ihmal, meydana gelecek bir iş kazasında işverenin asli kusurlu sayılmasına ve yüksek bir tazminat sorumluluğuyla karşı karşıya kalmasına yol açar.