Bir binanın deprem güvenliğine ilişkin uyuşmazlıkta, binanın inşa edildiği 1998 yılında yürürlükte olan deprem yönetmeliğine harfiyen uyulduğu, ancak binanın 2019 yılında yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'nin standartlarını karşılamadığı tespit edilmiştir. Olası bir depremde bina yıkılırsa ve can kayıpları yaşanırsa, binanın müteahhidinin veya proje müellifinin 'taksirle öldürme' suçundan cezai sorumluluğu belirlenirken, 'gerekli dikkat ve özen yükümlülüğü'nün standardı hangi yönetmeliğe göre belirlenmelidir? Bu durumu, ceza hukukundaki 'kanunilik' ilkesi ve 'objektif özen yükümlülüğü' kavramları çerçevesinde tartışınız.
Bu durumda, müteahhidin veya proje müellifinin 'gerekli dikkat ve özen yükümlülüğü'nün standardı, kural olarak binanın inşa edildiği tarihte yürürlükte olan '1998 deprem yönetmeliği'ne göre belirlenmelidir. Bu sonucun temelinde ceza hukukunun 'kanunilik' (suç ve cezanın kanuniliği) ilkesi yatar. 1. Kanunilik İlkesi (TCK m. 2): Bu ilkeye göre, kimse işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Bir fiilin 'taksirli' olup olmadığı, yani 'dikkat ve özen yükümlülüğüne' aykırı olup olmadığı, o fiilin işlendiği andaki objektif kurallara göre belirlenir. Müteahhit veya proje müellifi için objektif özen standardını belirleyen kural, inşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 1998 yönetmeliğidir. Onlardan, o tarihte henüz mevcut olmayan 2019 yönetmeliğinin standartlarını öngörerek buna göre hareket etmeleri beklenemez. Sonradan yürürlüğe giren ve daha ağır standartlar getiren bir yönetmeliğe göre geçmişteki bir eylemi yargılamak, kanunların geriye yürümezliği prensibine ve dolayısıyla kanunilik ilkesine aykırı olur. 2. Objektif Özen Yükümlülüğü: Taksirde sorumluluğun temeli, 'objektif özen yükümlülüğünün' ihlalidir. Bu yükümlülük, failin kişisel özelliklerinden bağımsız olarak, aynı durumda bulunan ortalama, makul ve dikkatli bir meslek mensubunun (müteahhit, mühendis) uyması gereken kurallar bütünüdür. Bu kurallar da genellikle kanunlar, yönetmelikler ve mesleğin genel kabul görmüş bilimsel ve teknik gerekleridir. 1998 yılında bir bina yapan müteahhidin uyması gereken objektif standart, 1998 yönetmeliğidir. Ancak, bu kural mutlak değildir. Eğer 1998 yönetmeliğine uygun davranılmış olsa bile, o dönemde bilinen ancak yönetmeliğe henüz tam olarak yansımamış bariz bir mühendislik hatası veya bilimsel bir gerçek (örneğin, kullanılan bir malzemenin o bölgenin zemin yapısına kesinlikle uygun olmadığının bilinmesi) göz ardı edilmişse, fail yine de özen yükümlülüğünü ihlal etmiş sayılabilir. Fakat temel kriter, her zaman fiilin işlendiği tarihteki hukuki ve bilimsel standartlardır. Sonuç olarak, cezai sorumluluk, binanın inşa edildiği tarihteki yönetmeliğe uygun olup olmadığına göre belirlenir. Yeni yönetmelikler, cezai sorumluluk için geriye yürümez; ancak bu durum, 6306 sayılı Kanun kapsamında o binanın 'riskli yapı' olarak tespit edilip dönüştürülmesini gerektiren idari ve hukuki süreçleri engellemez.