CMK m. 127/1, 'Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hâllerde ise kolluk âmirinin yazılı emriyle elkoyma işlemi yapılabilir' demektedir. Elkoyma işleminden sonra, savcı veya kolluk amirinin emriyle yapılan bu işlemin hakim tarafından onaylanması (tasdik edilmesi) gerekir mi? Gerekirse bu onayın süresi nedir ve onaylanmamasının hukuki sonucu ne olur?
Evet, Cumhuriyet savcısının veya kolluk amirinin emriyle yapılan elkoyma işleminin mutlaka hakim tarafından onaylanması gerekir. Bu, elkoyma tedbirinin hukuki geçerliliği için bir ön şarttır. Bu zorunluluk, CMK m. 127/3'te açıkça düzenlenmiştir. CMK m. 127/3'e göre süreç şu şekildedir: - Onay Süresi: Cumhuriyet savcısının veya kolluk amirinin emriyle yapılan elkoyma işlemi hakkında, elkoymanın yapıldığı andan itibaren 'yirmidört saat içinde' görevli hakimin onayına sunulması zorunludur. - Onay Kararı Süresi: Hakim, önüne gelen bu talebi, elkoymadan itibaren 'kırksekiz saat içinde' karara bağlamak zorundadır. - Onaylanmamasının Sonucu: Eğer hakim, bu 48 saatlik süre içinde elkoyma işlemini onaylamazsa (tasdik etmezse), elkoyma kendiliğinden 'kalkar'. Bu düzenlemenin hukuki mantığı, elkoyma tedbirinin mülkiyet hakkına (Anayasa m. 35) ciddi bir müdahale olmasıdır. Anayasa, temel haklara yönelik bu tür ağır müdahalelerin nihai denetiminin bağımsız ve tarafsız bir yargı organı olan 'hakim' tarafından yapılmasını bir güvence olarak öngörmüştür. Savcı veya kolluk amirine gecikmesinde sakınca bulunan hallerde tanınan yetki, geçici bir yetkidir. Bu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığının ve tedbirin devam edip etmeyeceğinin bir hakim tarafından denetlenmesi zorunludur. Hakimin onaylamaması veya süresi içinde karar vermemesi, elkoyma tedbirini hukuki dayanaktan yoksun bırakır ve elkoyulan eşyanın derhal sahibine iade edilmesi gerekir. Onaylanmayan bir elkoymaya dayanılarak elde edilen deliller de hukuka aykırı hale gelir.