Bir trafik kazasında, 100 promilin altında (örneğin 82 promil) alkollü olduğu tespit edilen sürücünün 'bilinçli taksirle' hareket ettiğinin kabulü için hangi kriterler aranmalıdır? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2021/5431 K. sayılı kararında, 100 promil altındaki alkol oranı nedeniyle sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına karar verilmesinin ardındaki hukuki mantık nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45642

Bilinçli taksir (TCK m. 22/3), failin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen, 'olursa olsun' düşüncesiyle veya yeteneklerine, şansına vb. güvenerek hareket etmesi durumudur. Alkollü araç kullanma olaylarında bilinçli taksirin varlığının kabulü için, failin alkolün etkisiyle bir kaza yapabileceğini öngörmesi, buna rağmen araç kullanmaya devam etmesi gerekir. Yargıtay 12. CD'nin 2021/5431 K. sayılı kararının ve yerleşik Yargıtay içtihatlarının ardındaki hukuki mantık şudur: Yargıtay, Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel görüşlerini esas alarak, 100 promil (1.00 promil) ve üzerindeki alkol miktarının, kişisel farklılıkları ortadan kaldıracak düzeyde, 'herkes için' güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldırdığına dair bir 'objektif kriter' veya 'fiili karine' kabul etmiştir. Bu karineye göre, 100 promilin üzerinde alkollü olan bir sürücünün, bu halde araç kullanmasının tehlikeli olduğunu ve bir kazaya yol açabileceğini 'öngörmemesi' mümkün değildir. Bu nedenle, 100 promil üzerindeki alkolle kazaya neden olma durumu, başkaca bir delil aranmaksızın 'bilinçli taksir' olarak kabul edilir. 100 promilin altındaki alkol oranlarında ise bu objektif karine geçerli değildir. Bu durumda, bilinçli taksirin varlığının kabul edilebilmesi için, failin sübjektif durumunun (öngörme unsurunun) somut delillerle ayrıca ispatlanması gerekir. Bu deliller şunlar olabilir: - Sürücünün aşırı tehlikeli sürüş davranışları (çok yüksek hız, sürekli makas atma vb.). - Olay öncesinde 'ben bu halde bile sürerim' gibi beyanlarda bulunması. - Sadece alkol değil, aynı zamanda başka riskli davranışların (örneğin, araç kullanırken telefonla oynama) bir arada olması. - Alkolün kişi üzerindeki etkisinin, promil düşük olsa bile, bariz bir şekilde sürüşü etkilediğine dair tanık beyanları veya uzman raporları. 2021/5431 sayılı kararda, 82 promil alkol oranı bu objektif sınırın altında kaldığı için, mahkemenin sadece bu promil oranına ve sanığın kendi kusurunu kabulüne dayanarak otomatik olarak bilinçli taksir hükümlerini uygulaması, 'öngörme' unsurunun somut olarak ispatlanmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay, bu durumlarda basit taksirin uygulanması gerektiğini belirtmektedir.