Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/829 K. sayılı kararında atıf yapılan yaklaşıma göre, bir sanığın ilk derece mahkemesindeki mahkumiyetinden sonra temyizde geçen süre, CMK m. 102'deki azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınır mı? Bozma kararı sonrası ilk derece mahkemesinde geçen süre bu hesaba dahil edilir mi? Bu ayrımın hukuki gerekçesini 'suç isnadına bağlı tutma' ve 'hükme bağlı tutma' kavramları üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45637

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun benimsediği ve AİHM içtihatlarıyla da uyumlu olan yaklaşıma göre, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararından sonra temyizde (veya istinafta) geçen süre, CMK m. 102'deki azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınmaz. Ancak, Yargıtay'ın kararı bozması üzerine ilk derece mahkemesinde yeniden görülmeye başlanan davada geçen süre, bu hesaba dahil edilir. Bu ayrımın hukuki gerekçesi, tutmanın hukuki dayanağının değişmesinde yatmaktadır: 1. 'Suç İsnadına Bağlı Tutma' (AİHS m. 5/1-c): Soruşturmanın başlamasından ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı vermesine kadar geçen sürede, kişi 'şüpheli' veya 'sanık' statüsündedir ve hakkındaki tutukluluk, bir 'suç işlediğine dair kuvvetli şüpheye' dayanır. Bu aşamadaki tutukluluk, masumiyet karinesinin en güçlü olduğu dönemdir ve CMK m. 102'deki azami sürelere tabidir. 2. 'Hükme Bağlı Tutma' (AİHS m. 5/1-a): İlk derece mahkemesi bir mahkumiyet kararı verdiğinde, sanığın suçu işlediği bir mahkeme tarafından 'sabit görülmüş' olur. Bu andan itibaren, sanığın tutulmasının hukuki dayanağı artık şüphe değil, mahkemenin verdiği 'mahkumiyet hükmü'dür. Sanık artık 'hükümlü' veya 'hükmen tutuklu' statüsündedir. Bu nedenle, mahkumiyet kararından sonra kanun yolu (istinaf/temyiz) aşamasında geçen süre, 'suç isnadına bağlı tutma' süresi olarak kabul edilmez ve CMK m. 102'deki azami sürelerin hesabına katılmaz. 3. Bozma Sonrası Durum: Yargıtay, mahkumiyet hükmünü bozduğunda, o hüküm ortadan kalkar. Sanığın hukuki durumu yeniden 'suç isnadına bağlı tutulan sanık' statüsüne döner. Bu andan itibaren, ilk derece mahkemesi önünde yeniden başlayan yargılama sırasında geçen tutukluluk süresi, tekrar 'suç isnadına bağlı tutma' süresi haline gelir ve CMK m. 102'deki azami sürenin hesabında dikkate alınır. Mahkeme, bozma öncesi geçen süre ile bozma sonrası geçen süreyi toplayarak azami sürenin aşılıp aşılmadığını kontrol etmek zorundadır.