Sanık, 374 promil alkollü olarak araç kullanırken yaptığı kaza sonucu, aracındaki mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olmuştur. Mağdur şikayetinden vazgeçmiştir. İddianamede sanığın sadece alkollü araç kullandığı belirtilerek TCK m. 179'dan dava açılmıştır. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken usul nedir? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2015/410 sayılı kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45636

Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken usul, suçların içtimaı ve şikayet kurumunu doğru yorumlayarak, sanığa ek savunma hakkı verip TCK m. 179'dan mahkumiyet kararı kurmaktır. Yargıtay 12. CD'nin 2015/410 sayılı kararı da bu yöndedir. Süreç şu şekilde işlemelidir: 1. İşlenen Suçların Tespiti: Sanığın fiili, tek bir eylemle birden fazla suçu oluşturmaktadır (fikri içtima). Bu suçlar şunlardır: - Taksirle Yaralama (TCK m. 89/1): Mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralanması bu suçu oluşturur. Bu suç şikayete tabidir. - Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma (TCK m. 179/3): Sanığın 374 promil (1.00 promilin çok üzerinde) alkollü olması, bu suçun unsurlarını tek başına oluşturur. Bu suç şikayete tabi değildir. 2. Şikayetten Vazgeçmenin Etkisi: Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi, sadece şikayete tabi olan 'taksirle yaralama' suçu açısından sonuç doğurur. Mahkeme, bu suç yönünden CMK m. 223/8 uyarınca 'davanın düşmesine' karar vermelidir. 3. Resen Takip Edilen Suçun Yargılanması: Şikayetten vazgeçme, resen takip edilen TCK m. 179 suçunu etkilemez. Bu suçtan yargılamaya devam edilmelidir. 4. Ek Savunma Hakkı: İddianamede sadece alkollü araç kullanma (TCK m. 179) belirtilmiş olsa ve taksirle yaralama ayrıca sevk maddesi olarak gösterilmemiş olsa bile, mahkeme bu durumu tespit etmiştir. Ancak asıl yargılama konusu TCK m. 179 olduğu ve bu suçun unsurları (374 promil alkol) sabit olduğu için, mahkeme bu suçtan devam etmelidir. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, taksirle yaralama suçundan düşme kararı verildikten sonra, sanığa TCK m. 179/3 yollamasıyla 2. fıkra gereğince trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yargılandığı hatırlatılarak (gerekirse ek savunma hakkı verilerek) bu suçtan mahkumiyetine karar verilmelidir. Sonuç olarak, mahkemenin, taksirle yaralama suçundan düşme kararı verip, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan yargılamaya devam ederek mahkumiyet hükmü kurması gerekir. Sadece düşme kararı verip dosyayı kapatması hukuka aykırı olur.