Bir trafik kazasında, maddi hasarlı kazaya karışan ve 0.75 promil alkollü olduğu tespit edilen bir hususi otomobil sürücüsü hakkında TCK m. 179/3 uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, kazanın oluşumunda kendi kusurunun bulunmadığını, diğer sürücünün asli kusurlu olduğunu iddia etmektedir. Bu savunma, sanığın TCK m. 179/3'ten sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? KTK m. 48/7'deki 'trafik kazasına sebebiyet verme' şartını, 'kusur' kavramı çerçevesinde yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45617

Hayır, bu savunma kural olarak sanığın TCK m. 179/3'ten sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Buradaki kritik nokta, KTK m. 48/7'de yer alan 'trafik kazasına sebebiyet verme' ifadesinin nasıl yorumlanacağıdır. KTK m. 48/7, hususi otomobil sürücüleri için 0.50 promilin üzerinde alkollü olmayı, bir trafik kazasına karışma şartına bağlayarak TCK m. 179/3'ün uygulanacağını belirtir. Bu düzenlemenin amacı, belirli bir promil üzerinde alkollü olan sürücünün, bir kazaya karışmasının, tek başına 'emniyetli sürüş yeteneğini kaybettiği' ve 'somut bir tehlike yarattığı' yönünde bir kanuni karine oluşturmasıdır. Kanun, bu durumda olan bir sürücünün trafikte olmasının bizatihi bir risk olduğunu kabul eder ve bu riskin bir kazayla somutlaşması halinde cezai sorumluluğu başlatır. 'Trafik kazasına sebebiyet verme' ifadesi, medeni hukuktaki gibi 'asli kusurlu olma' anlamına gelmez. Sürücünün, kazanın oluşumunda 'nedensel' bir rol oynaması, yani kazanın taraflarından biri olması yeterlidir. Alkollü bir sürücünün, kendisi kusursuz olsa bile, alkolün etkisiyle (yavaşlayan refleksler, daralan görüş açısı vb.) diğer sürücünün kusurlu hareketinden kaçınma veya zararı azaltma imkanını kaybetmiş olabileceği varsayılır. Dolayısıyla, 0.50 promilin üzerinde alkollü bir sürücünün bir kazaya karışması, kazadaki kusur dağılımından bağımsız olarak, TCK m. 179/3'ün uygulanması için yeterlidir. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Sanığın kazada kusursuz olması, belki de cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir takdir nedeni olabilir, ancak suçun oluşumunu engellemez. Zira suç, kazaya neden olmak değil, alkollüyken emniyetsiz bir şekilde araç kullanarak kamu güvenliğini tehlikeye sokmaktır; kaza ise bu tehlikenin somutlaşmış halidir.