Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK m. 179) ve taksirle yaralama (TCK m. 89) suçlarının birlikte işlendiği bir olayda, 'zarar suçunun oluştuğu ahvalde ayrıca tehlike suçundan cezalandırma imkanının bulunmadığı' ilkesi ne anlama gelmektedir? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/7657 sayılı kararını da dikkate alarak bu ilkenin uygulanma koşullarını ve istisnalarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45601

Hukukta 'zarar suçunun oluştuğu ahvalde ayrıca tehlike suçundan cezalandırma imkanının bulunmadığı' ilkesi, fikri içtima kurallarının bir yansımasıdır ve 'tali normun asli norma göre uygulanamaması' (subsidiarite) prensibine dayanır. Tehlike suçları, bir zararın ortaya çıkma ihtimaline karşı düzenlenmiş önleyici normlardır. Eğer bu tehlike gerçekleşir ve somut bir zarar (yaralanma, ölüm gibi) meydana gelirse, fiil daha ağır ve kapsamlı olan zarar suçunu oluşturur. Tehlike suçu, zarar suçunun içinde erir ve fail sadece daha ağır olan zarar suçundan cezalandırılır. Yargıtay 12. CD'nin 2016/7657 sayılı kararında, 150 promil alkollü sürücünün yaptığı kaza sonucu bir kişinin nitelikli şekilde yaralanması olayında, hem TCK m. 179 (tehlike suçu) hem de TCK m. 89 (zarar suçu) oluşmuştur. Mahkeme, faili sadece daha ağır olan bilinçli taksirle yaralama suçundan (TCK m. 89/1, 22/3) cezalandırmalı, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ise ayrıca ceza vermemelidir. Bu ilkenin uygulanma koşulu, her iki suçun da aynı fiil ile işlenmesidir. İstisnası ise, tehlike suçunun takibinin resen, zarar suçunun ise şikayete bağlı olduğu durumlarda ortaya çıkar. Metinde ve ilgili Yargıtay kararlarında belirtildiği gibi, eğer taksirle yaralama suçu (örn: basit yaralama) şikayete bağlı ise ve mağdur şikayetçi olmaz veya şikayetinden vazgeçerse, zarar suçundan dolayı dava düşer. Ancak bu durum, resen takip edilen ve unsurları oluşmuş olan TCK m. 179'daki tehlike suçunun cezalandırılmasına engel olmaz. Bu halde, fail düşen zarar suçundan değil, unsurları devam eden tehlike suçundan cezalandırılır. Bu istisna, kamu düzenini koruma amacı taşıyan resen takip edilen suçların, kişisel bir hak olan şikayetten vazgeçme ile cezasız kalmasını önlemektedir.