TCK m. 179/2'de düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun, aynı maddenin gerekçesinde 'aracın trafik düzenine aykırı olarak ve ayrıca kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde kullanılması gerekir' şeklinde açıklanması ne anlama gelmektedir? 'Salt trafik düzenine aykırılık' ile 'suç teşkil eden tehlikeli kullanım' arasındaki sınırı bir örnekle açıklayınız.
TCK m. 179/2'nin gerekçesindeki bu ifade, suçun oluşumu için basit bir trafik kuralı ihlalinin yeterli olmadığını, bu ihlalin aynı zamanda 'somut bir tehlike' yaratması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu, suçun bir 'somut tehlike suçu' olmasının bir sonucudur. İki kavram arasındaki sınır şudur: - Salt Trafik Düzenine Aykırılık: Bu, soyut bir tehlike yaratan, ancak o anki koşullar itibarıyla başkalarının can veya mal güvenliği için belirli ve yakın bir tehlike oluşturmayan kural ihlalleridir. Bu tür ihlaller, ceza hukuku kapsamında suç değil, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında bir kabahat (idari para cezası gerektiren fiil) oluşturur. - Suç Teşkil Eden Tehlikeli Kullanım: Bu ise, trafik kuralı ihlalinin, somut olayın özelliklerine göre, başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı için öngörülebilir ve yakın bir tehlike hali yarattığı durumlardır. Örnekle Açıklama: - Salt Trafik Düzenine Aykırılık: Gece saat 03:00'te, görüş mesafesinin açık olduğu, hiç araç ve yayanın bulunmadığı bir tali yolda 'Dur' levhasına uymadan yavaşlayarak geçmek, trafik düzenine aykırıdır ve bir kabahattir. Ancak o anki koşullarda kimse için somut bir tehlike yaratmadığından TCK m. 179/2'deki suçu oluşturmaz. - Suç Teşkil Eden Tehlikeli Kullanım: Aynı 'Dur' levhasının bulunduğu kavşağa, gündüz saatlerinde, ana yolun işlek olduğu bir zamanda, hızını hiç kesmeden ve kontrol etmeden girmek, ana yoldan gelen araçların ani fren yapmasına veya kaza tehlikesi atlatmasına neden olmak, 'salt trafik düzenine aykırılığı' aşan ve başkalarının can ve mal güvenliği için 'somut bir tehlike' yaratan bir eylemdir. Bu durum, TCK m. 179/2 kapsamında suç teşkil eder. Bu ayrım, ceza hukukunun 'son çare' (ultima ratio) olması ilkesinin bir yansımasıdır. Kanun koyucu, her kural ihlalini ceza hukukuyla cezalandırmak yerine, sadece kamu güvenliği için ciddi ve somut tehlike arz eden eylemleri suç olarak tanımlamıştır.