Bir ceza davasının istinaf incelemesi sonucunda BAM tarafından verilen karar, sanık aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Ancak daha sonra, aynı konuda farklı bir BAM dairesinin, sanık lehine yorum içeren ve önceki kararla çelişen bir karar verdiği anlaşılmıştır. Bu durumda, hükmü kesinleşen sanığın, 5235 sayılı Kanun m. 35'te düzenlenen 'uyuşmazlığın giderilmesi' yolundan yararlanarak kendi lehine bir sonuç elde etmesi mümkün müdür? Bu kanun yolunun sanık aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45576

Sanığın, 5235 sayılı Kanun m. 35 yolundan doğrudan kendi lehine bir sonuç elde etmesi kural olarak mümkün değildir. Ancak dolaylı yollardan yararlanması ihtimali vardır. Doğrudan Sonuç Elde Edememesinin Nedenleri: 1. Kanun Yolunun Amacı: Metinde de belirtildiği gibi, bu kanun yolunun amacı bireysel bir karardaki hukuka aykırılığı gidermek değil, 'içtihat birliğini' sağlamaktır. Yargıtay, bu yolla önüne gelen kararı onama veya bozma gibi bir kararla değiştirmez; sadece hangi içtihadın doğru olduğuna karar verir. Bu karar, gelecekteki benzer davalar için yol gösterici niteliktedir. 2. Kesin Hükmün Etkisi: Sanığın hükmü kesinleşmiştir. Kesin hükmün otoritesini sarsacak şekilde, olağanüstü bir kanun yoluyla sanık lehine veya aleyhine hükmün değiştirilmesi, ancak CMK'da açıkça düzenlenen 'yargılamanın yenilenmesi' veya 'kanun yararına bozma' gibi yollarla mümkündür. 5235 s. Kanun m. 35 bu yollardan biri değildir. Dolaylı Yararlanma İhtimali: Eğer Yargıtay, uyuşmazlığı giderirken sanığın mahkum olduğu karardaki yorumun hatalı, diğer BAM kararındaki lehe yorumun ise doğru olduğuna karar verirse, bu durum sanık için yeni bir hukuki durum yaratır. Sanık, Yargıtay'ın bu içtihat birliği kararını bir 'yeni delil' veya 'yeni olay' (CMK m. 311/1-e) olarak nitelendirerek, 'yargılamanın yenilenmesi' talebinde bulunabilir. Eğer bu talep kabul edilirse, davanın yeniden görülmesi ve sanık lehine yeni bir karar verilmesi mümkün olabilir. Sanık Aleyhine Sonuç Doğurmaması: Metinde de vurgulandığı gibi, kararlar arasında uyuşmazlığın sanığın aleyhine sonuçlanması durumunda, kesinleşmiş kararlar yönünden bu sonuçtan sanık olumsuz etkilenmemelidir. Çünkü 5235 sayılı Kanun m. 35, kesinleşmiş hükümler bakımından sanık aleyhine geriye dönük sonuç doğuracak bir mekanizma öngörmemiştir. Bu, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'lehe kanunun geriye yürümesi, aleyhe kanunun geriye yürümemesi' prensibinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla, bu yol sanık aleyhine sonuç doğurmaz.