Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK m. 179) şikayete tabi bir suç değildir. Aynı fiille işlenen ve şikayete tabi olan taksirle basit yaralama (TCK m. 89/1) suçunda mağdurun şikayetten vazgeçmesi, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan kamu davasını nasıl etkiler? Bu durumu, 'uzlaşma' kurumu açısından da değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45563

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK m. 179) kamu güvenliğine karşı işlenen bir suç olduğu için takibi şikayete bağlı değildir ve Cumhuriyet savcısı tarafından resen soruşturulur. Taksirle basit yaralama suçu (TCK m. 89/1) ise kişilere karşı işlenen ve kanun gereği takibi şikayete bağlı olan bir suçtur. Bir olayda bu iki suç birlikte işlendiğinde, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi sadece şikayete tabi olan taksirle yaralama suçunu etkiler. Bu durumda, taksirle yaralama suçundan açılan kamu davası, CMK m. 223/8 uyarınca 'düşme' kararı ile sonuçlanır. Ancak bu düşme kararı, şikayete tabi olmayan ve unsurları (örneğin 1.00 promil üstü alkol veya başka bir tehlikeli sürüş) oluşmuş olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan kamu davasını etkilemez. Bu dava görülmeye devam eder. Uzlaşma kurumu açısından da benzer bir durum söz konusudur. Taksirle yaralama suçu (TCK m. 89/1-2) uzlaşma kapsamındadır (CMK m. 253). Taraflar bu suçtan dolayı uzlaşabilirler. Ancak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, metinde de açıkça belirtildiği gibi 'uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir'. Dolayısıyla, tarafların taksirle yaralama suçundan uzlaşmaları, sadece bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmanın sona ermesini sağlar. Fail, uzlaşma kapsamı dışında olan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle yargılanmaya devam eder. Bu durum, farklı hukuki nitelikteki suçların soruşturma ve kovuşturma şartlarının birbirinden bağımsız olduğunu göstermektedir.