CMK m. 193/1, 'Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz.' hükmünü amirdir. Anayasa Mahkemesi'nin CMK m. 226/4'ü iptal kararının gerekçesinde, bu hükme atıfla nasıl bir argüman kurulmuştur? Sanığın ilk sorgusu ile ek savunma hakkı arasında, adil yargılanma hakkı güvenceleri açısından bir fark gözetilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45560

Anayasa Mahkemesi, CMK m. 226/4'ü iptal gerekçesinde, CMK'nın genel sistematiği ile iptal edilen kural arasındaki çelişkiye dikkat çekmiştir. AYM'nin argümanı şu şekildedir: Ceza Muhakemesi Kanunu, sanığın yokluğunda yargılama yapılmasına ve hüküm kurulmasına son derece istisnai hallerde izin vermektedir. CMK m. 193/1'deki genel kural, sanık hazır olmadan duruşma yapılamayacağıdır. Hatta sanığın sorgusu yapılmamışsa, onun yokluğunda mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı veya güvenlik tedbiri kararı dahi verilemez. Sanığın duruşmadan bağışık tutulması (vareste) talebi dahi, ancak sorgusu yapıldıktan sonra mümkündür (CMK m. 196). Kanun koyucu, sanığın 'ilk savunması' ve 'sorgusu' için bu kadar katı güvenceler öngörürken, iptal edilen CMK m. 226/4, suçun niteliğinin değişmesi gibi sanığın kaderini doğrudan etkileyen bir durumda 'ek savunma hakkı' için bu güvenceleri tamamen ortadan kaldırmakta ve sanığa haber dahi vermeden, sadece müdafiin savunmasını yeterli görmektedir. Bu durum, kanunun kendi iç tutarlılığıyla çelişmektedir. Adil yargılanma hakkı güvenceleri açısından, sanığın ilk sorgusu ile ek savunma hakkı arasında bir fark gözetilemez. Her ikisi de 'savunma hakkı'nın temel bileşenleridir. Hatta suç niteliğinin sanık aleyhine değiştiği bir durumda, ek savunma hakkının önemi ilk savunmadan daha az değildir. Çünkü sanık, daha ağır bir suçlama ve daha ağır bir ceza tehdidi ile karşı karşıyadır. Bu nedenle, ilk savunma için tanınan güvencelerin (bizzat bulunma, isnadı öğrenme) ek savunma için de geçerli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. AYM de bu mantıktan hareketle, ek savunma hakkını önemsizleştiren ve sanığı sürecin dışına iten kuralı anayasaya aykırı bulmuştur.