Bir trafik kazası sonucu hem TCK m. 179/3 (alkollü araç kullanma) hem de TCK m. 89/2 (taksirle nitelikli yaralama) suçları işlenmiştir. Yaralanma, bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayete tabi olmayan nitelikli bir yaralanmadır. Bu durumda, yerel mahkemenin, mağdurun şikayetçi olmamasını gerekçe göstererek taksirle yaralama suçundan düşme kararı verip, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet kararı vermesi hukuka uygun mudur? Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/7657 sayılı kararını referans alarak açıklayınız.
Hayır, bu karar hukuka uygun değildir ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2016/7657 sayılı kararındaki mantığa aykırıdır. Sorunun temelini, taksirle yaralama suçunun şikayete tabi olup olmadığı ve suçların içtimaı kurallarının nasıl uygulanacağı oluşturmaktadır. 1. Şikayet Koşulu: TCK m. 89/2'de düzenlenen nitelikli yaralama, kural olarak şikayete tabidir. Ancak, TCK m. 89/5, bu fıkra kapsamındaki yaralamaların 'bilinçli taksirle' işlenmesi halinde şikayet aranmayacağını düzenler. 1.00 promilin üzerinde alkollü araç kullanarak kazaya neden olmak, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre 'bilinçli taksir' (TCK m. 22/3) halini oluşturur. Dolayısıyla, olaydaki nitelikli yaralama suçu, bilinçli taksirle işlendiği için şikayete tabi değildir. Mağdurun şikayetçi olmaması veya şikayetinden vazgeçmesi, davanın düşmesini gerektirmez. 2. Suçların İçtimaı: Olayda, aynı fiil ile hem trafik güvenliğini tehlikeye sokma (tehlike suçu) hem de taksirle yaralama (zarar suçu) işlenmiştir. 'Zarar suçunun oluştuğu ahvalde ayrıca tehlike suçundan ceza verilmez' ilkesi gereği, failin daha ağır olan suçtan, yani 'bilinçli taksirle yaralama' suçundan cezalandırılması gerekir. Bu durumda mahkeme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 'hüküm kurulmasına yer olmadığına' karar vermelidir. Sonuç olarak, Yargıtay 12. CD'nin kararında da belirtildiği gibi, yerel mahkemenin yapması gereken; bilinçli taksirin varlığını tespit edip taksirle yaralama suçunun şikayete tabi olmadığını belirlemek ve sanığı bu suçtan (TCK m. 89/1-2, 22/3) mahkum etmekti. Mağdurun şikayetçi olmamasını yanlış yorumlayarak bu suçtan düşme kararı vermesi ve daha hafif olan tehlike suçundan mahkumiyet kurması, hem şikayet kurumunun hem de suçların içtimaı kurallarının yanlış uygulanması nedeniyle hukuka aykırıdır.