TCK m. 179/3, alkollü araç kullanma suçunu düzenlerken ceza için aynı maddenin 2. fıkrasına atıf yapmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu (KTK) m. 48/6 ise 1.00 promilin üzerindeki alkol seviyesini doğrudan bu suçun maddi unsuru olarak kabul etmektedir. Bu iki düzenleme arasındaki ilişkiyi, YCGK-K.2018/608 sayılı karar ışığında, 'somut tehlike suçu' kavramı çerçevesinde analiz ediniz. 1.00 promilin altında alkollü olan bir sürücünün TCK m. 179/3'ten cezalandırılabilmesi için hangi ek şartlar aranmalıdır?
TCK m. 179/3, tek başına alkollü olmayı değil, alkolün etkisiyle 'emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde' olmayı suçun unsuru olarak belirlemiştir. Bu, suçun bir 'somut tehlike suçu' olduğunu gösterir; yani fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı için somut bir tehlike oluşturması gerekir. KTK m. 48/6 ise 1.00 promil seviyesini, bu 'emniyetli sürüş yeteneğinin kaybedildiği'ne dair bir kanuni karine olarak düzenlemiştir. Dolayısıyla 1.00 promil üzerinde alkollü olan sürücü için başka bir delil aranmaksızın TCK m. 179/3'ün oluştuğu kabul edilir. Ancak 1.00 promilin altındaki durumlarda, YCGK-K.2018/608 kararında da belirtildiği üzere, sürücünün 'emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde' olduğunun harici delillerle ispatı gerekir. Bu deliller; sürücünün trafikte zikzak çizmesi, trafik kurallarını ihlal etmesi, olay yerindeki tutarsız davranışları veya bir kazaya sebebiyet vermesi gibi somut olgulardır. Özellikle KTK m. 48/7'de belirtildiği gibi, hususi otomobil sürücüsünün 0.50 promil, diğer araç sürücülerinin ise 0.20 promil üzerinde alkollü iken bir kazaya sebebiyet vermesi, TCK m. 179/3'ün uygulanması için yeterli bir somut tehlike göstergesi olarak kabul edilmektedir.