Bir iş kazasının, işçinin 'bünyesel yatkınlığı' ile işyeri koşullarının birleşmesi sonucu meydana geldiği durumlarda, işverenin kusurunun belirlenmesinde, 'sağlık gözetimi' yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği neden kritik bir öneme sahiptir?
Bu durum, işverenin 'öngörme' ve 'önlem alma' yükümlülüğünün merkezinde yer aldığı için kritik öneme sahiptir. İşverenin, 6331 sayılı Kanun m.15 uyarınca periyodik sağlık gözetimlerini usulüne uygun olarak yaptırmasının temel amacı, işçinin işe uygunluğunu ve mevcut veya sonradan ortaya çıkan sağlık sorunlarını (bünyesel yatkınlıklarını) tespit etmektir. Eğer işveren, sağlık gözetimi yükümlülüğünü yerine getirseydi, işçinin bünyesel yatkınlığını (örneğin, kalp rahatsızlığı riskini) tespit edebilecek ve buna göre önlem (örneğin, işçiyi daha az efor gerektiren bir işte çalıştırma, çalışma saatlerini düzenleme) alabilecekti. Sağlık gözetimini yapmayarak, işveren hem bu riski 'öngörme' fırsatını kaybetmiş hem de 'önlem alma' yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Bu ihmal, bünyesel yatkınlığın zararlı bir sonuca dönüşmesindeki en önemli faktör haline gelir ve işverenin kusur oranını belirgin bir şekilde artırır. (Referans: saglik-gozetimi-ve-is-kazasi, YHGK E. 2023/226 K. 2024/234)