Anayasa Mahkemesi'nin, içtihat farklılıklarının 'hukukun dinamizmini' yansıttığı ve bu nedenle tek başına hak ihlali oluşturmadığı yönündeki tespiti ne anlama gelmektedir? İçtihat değişikliği ne zaman bir hak ihlaline dönüşür?
Bu tespit, hukukun statik bir kurallar bütünü olmadığı, zaman içinde toplumsal, ekonomik ve teknolojik gelişmelere paralel olarak evrilebileceği anlamına gelir. Mahkemelerin, özellikle yüksek mahkemelerin, eski bir hukuki yorumu, yeni koşullar veya daha isabetli bir hukuki analiz ışığında değiştirmesi, hukukun gelişimi için gereklidir. Bu nedenle, bir içtihat değişikliğinin kendisi bir hak ihlali değildir. Ancak, içtihat değişikliği şu durumlarda bir hak ihlaline dönüşür: 1) Keyfilik ve Gerekçesizlik: Eğer yüksek mahkeme, benzer olaylarda, yerleşik içtihadından hiçbir makul ve ikna edici gerekçe göstermeksizin, keyfi bir şekilde ayrılıyorsa. 2) Öngörülemezlik ve Belirsizlik: Eğer aynı konuda, aynı yüksek mahkemenin farklı daireleri arasında, birleştirici bir mekanizma olmaksızın, uzun süre devam eden ve birbiriyle çelişen derin bir içtihat farklılığı varsa. Bu durum, hukuku öngörülemez kılar ve bireylerin davranışlarını hangi kurala göre yönlendireceğini bilememesine neden olarak adil yargılanma hakkını ihlal eder. (Referans: kesinlesmis-bam-kararlarinda-yasanan-uyusmazlıkların-giderilmesi, Ford Motor Company kararı)