Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/28 sayılı kararında, Yargıtay Ceza Dairelerinin verdiği tutukluluğun devamı kararlarına karşı sanık veya müdafiinin doğrudan itiraz hakkı olduğu, ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının olağanüstü itiraz yoluna başvuramayacağı belirtilmiştir. Bu ayrımın, sanık haklarının korunması açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45521

Bu ayrımın sanık haklarının korunması açısından önemi şudur: Sanığa ve müdafiine, kişi özgürlüğünü doğrudan etkileyen bir ara karara karşı, hızlı ve etkin bir denetim yolu olan 'olağan itiraz' hakkı tanınmaktadır. Bu, sanığın, haksız bulduğu bir tutukluluk devamı kararına karşı derhal başka bir Yargıtay dairesinin incelemesini talep edebilmesi anlamına gelir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının olağanüstü itiraz yolunun (CMK m.308) ise sadece kendisi tarafından ve belirli sürelerde kullanılabilen, daha ağır ve istisnai bir yol olması nedeniyle, sanığın bu hızlı denetim imkanını ortadan kaldıracağı düşünülmüştür. YCGK, sanığın lehine olan, daha pratik ve doğrudan bir başvuru yolu olan olağan itirazın işletilmesini, dolaylı ve istisnai olan olağanüstü itiraz yoluna tercih ederek, sanığın kişi özgürlüğü hakkına daha etkin bir koruma sağlamıştır. (Referans: tutuklama-karari.html, YCGK - Karar No:2011/28)