CMK m.100/1, tutuklama kararının, 'işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olması' gerektiğini belirtir. Bu 'ölçülülük' veya 'orantılılık' ilkesi, tutuklama kararının gerekçesinde nasıl somutlaştırılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45508

Bu ilke, tutuklama kararının gerekçesinde şu şekilde somutlaştırılmalıdır: Hakim, sadece suçun varlığına ve tutuklama nedenine odaklanmamalı, aynı zamanda bu tedbirin sonuçlarının ağırlığını da değerlendirmelidir. Gerekçede; 1) Suçun Niteliği: İsnat edilen suçun toplumda yarattığı etkinin ve haksızlığın ağırlığı belirtilmelidir. 2) Beklenen Ceza: Sanığın bu suçtan mahkum olması halinde alması muhtemel ceza miktarı öngörülmelidir. Eğer sanığın alacağı muhtemel ceza zaten infaz edilmiş sayılacak bir süreye yakınsa veya adli para cezasına çevrilecekse, tutuklama orantısız olur. 3) Tedbirin Ağırlığı: Tutuklamanın, sanığın özgürlüğünü, ailesini, işini nasıl etkileyeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Hakim, gerekçesinde, 'işlenen suçun ağırlığı ve beklenen ceza miktarı göz önüne alındığında, daha hafif bir tedbir olan adli kontrolün yetersiz kalacağı ve kişi özgürlüğünün kısıtlanması şeklindeki bu ağır tedbirin, kamu yararını korumak için orantılı olduğu' sonucuna nasıl vardığını somut olarak açıklamalıdır. (Referans: tutuklama-karari.html, CMK m.100/1)