CMK m.196'ya göre sanığın duruşmadan 'bağışık (vareste) tutulması' ile CMK m.226/4'ün (iptal edilen) sanığın yokluğunda müdafiin savunma yapmasını yeterli görmesi arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45496

Temel fark, sanığın iradesinin rolündedir. 1) Vareste Tutulma (CMK m.196): Bu kurum, sanığın 'kendi talebi' veya 'rıza göstermesi' üzerine işler. Sanık, bilerek ve isteyerek duruşmada bulunma hakkından feragat eder. Ayrıca bu karar, ancak sanığın sorgusu yapıldıktan sonra verilebilir. Sanık, yokluğunda yapılacak işlemlerin sonuçlarına katlanmayı peşinen kabul etmiş olur. 2) İptal Edilen CMK m.226/4: Bu hükümde ise sanığın iradesine, talebine veya rızasına bakılmaz. Sanık duruşmaya katılmak istese bile, mahkeme, isnat değişikliği bildirimini sadece müdafiine yaparak ve onun savunmasını alarak yargılamayı bitirebiliyordu. Yani, vareste tutulma sanığın iradesine dayalı bir hak kullanımı iken, iptal edilen hüküm sanığın iradesine rağmen işleyen ve savunma hakkını kısıtlayan bir usuldü. AYM'nin iptal gerekçesi de temel olarak bu irade yoksunluğuna dayanmaktadır. (Referans: anayasa-mahkemesinin-cmk-m-226-4-u-iptal-karari, CMK m.196)