İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin (İHAM) içtihatlarında, ulusal mahkemelerin yerleşik içtihatlarından ayrılması 'adil yargılanma hakkı'nı ihlal eder mi? İHAM'ın bu konuda aradığı temel şart nedir?
İHAM'a göre, mahkemelerin yerleşik içtihatlarından ayrılması tek başına adil yargılanma hakkını ihlal etmez. Zira hukuk dinamiktir ve mahkemeler, değişen sosyal ve hukuki koşullara göre yaklaşımlarını değiştirebilir. Ancak İHAM'ın bu konuda aradığı temel ve vazgeçilmez şart, içtihattan ayrılan yüksek mahkemenin, bu 'farklılaşmaya ilişkin makul, ikna edici ve sağlam bir gerekçe' sunmasıdır. Eğer bir yüksek mahkeme, benzer bir olayda, daha önceki yerleşik içtihadının aksine bir karar veriyor ancak bu değişikliğin nedenlerini tatmin edici bir şekilde açıklamıyorsa, bu durum hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedeler ve adil yargılanma hakkının ihlaline yol açar. Yani önemli olan içtihattan ayrılmak değil, bu ayrılığın keyfi olmaması ve gerekçelendirilmesidir. (Referans: kesinlesmis-bam-kararlarinda-yasanan-uyusmazlıkların-giderilmesi, Stoilkovska ve Atanasovski kararları)