CMK m.226/4'ün iptal gerekçesinde, kuralın 'yargılamanın gereksiz yere uzamasının önüne geçmek' amacıyla çıkarıldığı kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin bu 'meşru amacı' kabul etmesine rağmen kuralı iptal etmesi, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında hangi ilkenin önceliğini göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45477

Bu durum, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen 'ölçülülük' ilkesinin önceliğini ve temel hakların özüne dokunulamayacağını göstermektedir. Bir sınırlamanın, kamu yararı gibi meşru bir amaca hizmet etmesi, tek başına onu Anayasa'ya uygun kılmaz. Anayasa Mahkemesi, bu meşru amaca ulaşmak için seçilen aracın, sınırlandırılan hak (adil yargılanma hakkı) üzerinde orantısız ve aşırı bir yük oluşturup oluşturmadığını denetler. Somut olayda AYM, yargılamayı hızlandırma amacı için, sanığın en temel savunma haklarından olan isnadı öğrenme ve bizzat savunma yapma hakkının tamamen ortadan kaldırılmasının 'gerekli' ve 'orantılı' bir müdahale olmadığına karar vermiştir. Yani, kamu yararı (hızlı yargılama) ile bireyin temel hakkı (savunma hakkı) arasındaki dengede, temel hakkın özünü zedeleyen bir düzenlemenin meşru bir amacı olsa bile kabul edilemeyeceğini ortaya koymuştur. (Referans: anayasa-mahkemesinin-cmk-m-226-4-u-iptal-karari)