Depremde yıkılan bir binanın sorumluluk zincirinde yer alan yapı sahibi, yapı müteahhidi, proje müellifi, yapı denetim kuruluşu ve ilgili idare (belediye) arasındaki sorumluluk ilişkisi, 'müteselsil sorumluluk' olarak mı, yoksa her birinin kendi kusuru oranında 'ayrı ayrı sorumluluk' olarak mı değerlendirilmelidir?
Bu sorumluluk, kural olarak 'müteselsil sorumluluk' (birlikte sorumluluk) değildir; her bir sorumlunun, zararın meydana gelmesindeki kendi kusurlu eylemi oranında 'ayrı ayrı sorumluluğu' esasına dayanır. Sorumluluk zincirindeki her bir aktörün görev ve yetkileri farklıdır. Örneğin, proje müellifi projedeki hatadan, müteahhit projeye aykırı imalattan, yapı denetçisi denetim görevini ihmalden, idare ise ruhsat verme veya genel denetimdeki kusurundan sorumludur. Bir deprem sonrası açılacak tazminat davasında veya ceza davasında, mahkeme uzman bilirkişiler aracılığıyla zararın meydana gelmesinde bu kişilerden her birinin kusur oranını (örneğin, müteahhit %40, denetçi %30, belediye %10 gibi) ayrı ayrı tespit eder. Herkes, sadece kendi kusur oranına tekabül eden zarardan sorumlu olur. Ancak, bazı özel durumlarda (örneğin yapı sahibi ile müteahhit arasındaki sözleşme hükümleri gereği) müteselsil sorumluluk da söz konusu olabilir. (Referans: hukuki-perspektifle-depreme-hazirlik-ve-bina-guuvenligi)