CMK m.126'da düzenlenen, tanıklıktan çekinebilecek kişilerle (avukat, doktor vb.) şüpheli/sanık arasındaki mektup ve belgelere elkonulamaması yasağı, bu belgelerin 'şüpheli veya sanığın yanında' bulunması durumunda da geçerli midir? Metindeki kanaati ve bu konudaki hukuki tartışmayı açıklayınız.
CMK m.126, yasağın bu belgeler 'tanıklıktan çekinebilecek kişilerin yanında bulundukça' geçerli olacağını belirtmektedir. Bu lafzi yorum, belgelerin şüpheli veya sanığın yanında bulunması halinde el konulabileceği sonucunu doğurur. Ancak, metinde bu yoruma katılınmadığı ve yasağın bu durumda da geçerli olması gerektiği yönünde bir kanaat belirtilmiştir. Bu kanaatin hukuki dayanağı şudur: Yasağın amacı, belirli meslek gruplarının (avukat, doktor) sır saklama yükümlülüğünü ve bu mesleklere duyulan güveni korumaktır. Bu sır, belgenin kimin zilyetliğinde olduğundan bağımsız olarak varlığını korur. Belgenin şüphelinin yanında bulunması, içeriğindeki mesleki sır niteliğini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle, yasağın amacına uygun (teleolojik) bir yorum yapıldığında, bu belgelere şüphelinin zilyetliğinde iken de el konulmaması gerektiği savunulabilir. Bu, savunma hakkının ve meslek sırrının daha geniş bir şekilde korunmasını sağlar. (Referans: arama-elkoyma-genisletilmis, CMK m.126)