Bir sanık hakkında tutuklama kararı verilirken, kararda CMK m.101/2'de sayılan unsurlardan (kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenleri, ölçülülük, adli kontrolün yetersizliği) bazılarının gerekçelendirilmemiş olması, bu karara karşı yapılacak itirazda nasıl bir argüman olarak kullanılabilir?
Bu durum, itirazda kullanılabilecek en güçlü argümanlardan biridir. CMK m.101/2, bu unsurların 'somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilmesini' emretmektedir. Kararda bu unsurlardan birinin veya birkaçının gerekçesinin olmaması, kararı Anayasa m.19 (kişi özgürlüğü ve güvenliği) ve AİHS m.5'e aykırı hale getirir. İtiraz dilekçesinde, kararın kanunun emrettiği şekil şartlarına uymadığı, soyut ve basmakalıp ifadeler içerdiği, tutuklamanın neden zorunlu olduğunun ve daha hafif bir tedbir olan adli kontrolün neden yetersiz kaldığının somut olgularla açıklanmadığı vurgulanmalıdır. Bu durum, kararın keyfi olduğu ve kişi hürriyetine yönelik haksız bir müdahale teşkil ettiği anlamına gelir. İtiraz mercii, bu tür gerekçesiz veya eksik gerekçeli kararları, esasa girmeden dahi sadece bu usuli eksiklik nedeniyle kaldırabilir. (Referans: tutuklama-karari.html, CMK m.101/2)