Bir sanığın aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulması halinde, verilecek bozma kararı sanığın daha önce kesinleşen cezasının ağırlaştırılması sonucunu doğurabilir mi? 'Aleyhe bozma yasağı' bu olağanüstü kanun yolunda nasıl işler?
Bu konu tartışmalıdır. CMK m.309'da, temyizdeki gibi açık bir 'aleyhe bozma yasağı' hükmü yoktur. Bu nedenle metinde de belirtildiği gibi, 'kanun yararına bozma kararı aleyhe sonuçlar da doğurabilir'. Ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları (örn: 2018/389 K.), her ne kadar sanık aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilebilse de, bunun sonucunda verilecek kararın 'aleyhe sonuç doğurmamak üzere' bozulması gerektiğini kabul etmektedir. Özellikle, CMK m.309/4-b'de, mahkumiyet hükmü bozulup yeniden yargılama yapıldığında 'verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz' denilerek, yeniden yargılama halinde aleyhe sonuç doğurmayacağı açıkça düzenlenmiştir. Dolayısıyla, teorik olarak aleyhe bozma mümkün görünse de, Yargıtay uygulaması ve kanunun ruhu, kesinleşmiş bir hükmün sanığın aleyhine olarak ağırlaştırılmasını engelleme yönündedir. (Referans: kanun-yararina-bozma-nedir-cmk.html, YCGK - Karar : 2018/389)