5235 sayılı Kanun m.35 uyarınca Yargıtay tarafından içtihat farklılığını gidermek amacıyla verilen bir kararın, benzer nitelikteki derdest (görülmekte olan) diğer davalara etkisi ne olur? BAM daireleri bu karara uymak zorunda mıdır?
5235 sayılı Kanun m.35 uyarınca verilen kararlar, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları (İBK) gibi bağlayıcı nitelikte değildir. Ancak, Yargıtay'ın en üst denetim mercii olarak o konudaki görüşünü ortaya koyduğu için, alt derece mahkemeleri (BAM daireleri) açısından çok güçlü bir 'emsal karar' niteliği taşır. Hukuk güvenliği ve öngörülebilirlik ilkeleri gereği, BAM dairelerinin, Yargıtay'ın bu kararıyla ortaya koyduğu içtihada uyması beklenir. Bir BAM dairesinin, Yargıtay'ın bu kararına rağmen, tatmin edici ve çok güçlü yeni bir gerekçe göstermeksizin aksi yönde karar vermeye devam etmesi, hem hukuki istikrarı bozar hem de vereceği kararın daha sonraki bir aşamada (örneğin temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla) bozulmasına neden olabilir. Dolayısıyla, hukuken mutlak bağlayıcı olmasa da fiilen ve teamülen uyulması beklenen kararlardır. (Referans: kesinlesmis-bam-kararlarinda-yasanan-uyusmazlıkların-giderilmesi)