Kanun yararına bozma talebiyle incelenen bir dosyada, Yargıtay'ın, bozma nedeninin mahkûmiyet dışındaki hükümlere (örneğin beraat, düşme) ilişkin olması halinde, 'aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez' (CMK m.309/4-c) kuralı ne anlama gelmektedir? Bu durumda bozma kararının işlevi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45392

Bu kural, kesinleşmiş beraat veya düşme gibi sanık lehine olan hükümlerin, sonradan kanun yararına bozma yoluyla aleyhe çevrilemeyeceğini güvence altına alır. Bu durumda Yargıtay, yerel mahkemenin kararındaki hukuka aykırılığı (örneğin, yanlış gerekçeyle beraat kararı verilmesi) tespit eder ve kararı bozar. Ancak bu bozma, sanığın yeniden yargılanarak mahkum edilmesi sonucunu doğurmaz. Bozma kararının işlevi, sanığın hukuki durumunu değiştirmek değil, o hukuki meselede doğru uygulamanın ne olduğunu belirleyerek gelecekteki benzer davalar için 'içtihat birliği' sağlamak ve ülke genelinde hukukun doğru uygulanmasını temin etmektir. Karar, emsal teşkil eder ancak o davadaki sanığın lehine olan sonucu etkilemez. (Referans: kanun-yararina-bozma-nedir-cmk.html, CMK m.309/4-c)