Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, usulsüz arama sonucu elde edilen delillerin 'kontrol işlemi' olduğu ve PVSK'dan yasal temelini aldığı yönündeki itirazı, YCGK tarafından neden kabul görmemiştir? 'Kontrol' ve 'arama' arasındaki hukuki sınırı açıklayınız.
YCGK bu itirazı kabul etmemiştir çünkü yapılan işlem bir 'kontrol' değil, 'arama' niteliğindedir. 'Kontrol' veya 'durdurma ve kimlik sorma' (PVSK m.4/A), kişinin sadece dıştan görünüşü ve tavırları hakkında yüzeysel bir değerlendirme yapmayı, kimliğini ve belgelerini sormayı içerir. 'Arama' ise, kişinin üstünün, eşyasının, konutunun veya aracının gizli ve kapalı bölümlerine, özel hayatına müdahale edilerek delil bulmak amacıyla bakılmasıdır. Bir çuvalın içine bakılması, kişinin özel alanına girilmesi anlamına geldiği için açıkça bir arama işlemidir. PVSK, Anayasa'ya aykırı olarak kolluğa sınırsız bir arama yetkisi vermez. Bu tür bir işlem, ancak CMK m.119'daki usule (hakim kararı/savcı emri) uygun olarak yapılabileceğinden, 'kontrol' adı altında hukuka aykırı bir aramanın meşrulaştırılması mümkün değildir. (Referans: sucustu-hali-şuphesinin-adli-aramada-actigi-sorunlar)