Tutuklama kararının hukuki niteliklerinden olan 'görünüşte haklılık' ve 'orantılılık' ilkelerini açıklayınız. Bu ilkeler, tutuklamanın keyfi bir cezalandırma aracı olmasını nasıl engeller?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45361

'Görünüşte haklılık', tutuklama kararı verilmediği takdirde, delillerin karartılması veya şüphelinin kaçması gibi telafisi güç veya imkansız zararların derhal gerçekleşebileceğine dair somut bir görünümün olmasıdır. 'Gecikmesinde tehlike bulunması' haliyle ilişkilidir. 'Orantılılık (ölçülülük)' ilkesi ise, kişi özgürlüğünü en ağır şekilde kısıtlayan tutuklama tedbirine, ancak daha hafif koruma tedbirlerinin (adli kontrol gibi) yetersiz kalacağı anlaşıldığında başvurulması gerektiğini ifade eder (CMK m.100/1). Bu iki ilke, tutuklamanın keyfi bir cezalandırma aracı olmasını engeller. Çünkü 'görünüşte haklılık', tedbirin aciliyetini ve gerekliliğini somut bir tehlikeye bağlarken; 'orantılılık', hakime 'en son çare' (ultima ratio) olarak tutuklamaya başvurma yükümlülüğü getirir. Böylece, sadece suçun ağırlığına veya soyut şüpheye dayalı peşin cezalandırma niteliğindeki tutuklamaların önüne geçilmesi amaçlanır. (Referans: tutuklama-karari.html)