Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasını, CMK m.190/1'de düzenlenen 'duruşmaya ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilmesi' ilkesi çerçevesinde ne zaman sunması beklenir? Uygulamada mütalaa için savcıya veya savunmaya süre verilerek duruşmanın ertelenmesi, bu ilkenin bir ihlali midir?
CMK m.190/1'deki ilkeye göre, ideal olan, tüm delillerin ortaya konulduğu ve tartışıldığı (CMK m.216) celsede, ara verilmeksizin tarafların son beyanlarının (mütalaa ve savunma) alınarak davanın aynı celsede bitirilmesidir. Bu ilkeye göre savcının mütalaasını derhal ve sözlü olarak sunması beklenir. Ancak uygulamada, özellikle karmaşık dosyalarda, savcının mütalaasını hazırlamak veya sanık ile müdafiin mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre istemesi yaygındır. Mahkemelerin, 'savunma hakkının kısıtlanmaması' ve 'adil yargılanma hakkı' gibi daha üstün ilkeler gereğince bu talepleri kabul ederek duruşmayı ertelemesi, CMK m.190/1'in mutlak bir ihlali olarak görülmez. Kanun, 'zorunlu hallerde' ara verilebileceğini belirtmiştir. Ancak bu ertelemelerin, özellikle tutuklu işlerde, 'makul sürede yargılanma hakkını' ihlal etmeyecek ölçüde olması kritik bir denge unsurudur. (Referans: cumhuriyet-savcisinin-esas-hakkinda-mutalaasi)