Depremde yıkılan bir binanın müteahhidinin, proje müellifinin ve yapı denetçisinin TCK kapsamında olası cezai sorumluluğu hangi suçlar temelinde değerlendirilebilir? Bu suçların manevi unsuru (kast/taksir) nasıl belirlenir?
Sorumlulukları, somut olayın özelliklerine göre TCK'daki farklı suçlar temelinde değerlendirilebilir: 1) Taksirle Öldürme (TCK m.85) ve Taksirle Yaralama (TCK m.89): En yaygın sorumluluk halidir. Gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek (malzemeden çalma, projeye uymama, denetimi eksik yapma) binanın yıkılmasına ve ölüme/yaralanmaya neden olmaları halinde bu suç oluşur. Manevi unsur taksirdir. Eğer sonucun gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen 'olursa olsun' mantığıyla hareket edilmişse, 'bilinçli taksir' (TCK m.22/3) gündeme gelir ve ceza artırılır. 2) Olası Kastla Öldürme (TCK m.81, m.21/2): Failin, mevzuata ve tekniğe aykırı eylemlerinin ölüme yol açacağını kuvvetle öngörmesine rağmen, sonucu kabullenerek hareket etmesi durumunda (ispatı çok zordur) olası kastla öldürme suçu oluşabilir. 3) İmar Kirliliğine Neden Olma (TCK m.184): Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma veya yaptırma eylemleri ayrıca bu suçu oluşturur. Manevi unsur (kast/taksir) tespiti, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve toplanan diğer delillerle, kişilerin mesleki bilgi ve tecrübeleri de dikkate alınarak mahkeme tarafından yapılır. (Referans: hukuki-perspektifle-depreme-hazirlik-ve-bina-guuvenligi)