Metinde eleştirilen 'imar barışı' (3194 s.K. Geçici m.16) düzenlemesinin, yapının depreme dayanıklılığı hususundaki sorumluluğu yapı malikine bırakması, idarenin denetim görevinden kaynaklanan hizmet kusuru sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır mı? Neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45347

Hayır, tamamen ortadan kaldırmaz. Her ne kadar kanun maddesi 'yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır' dese de, bu hüküm idarenin Anayasa'dan kaynaklanan temel görev ve sorumluluklarını (can ve mal güvenliğini sağlama, sağlıklı ve düzenli çevrede yaşama hakkını temin etme) ortadan kaldıracak şekilde yorumlanamaz. İdarenin, imar barışına konu olsa bile, bölgedeki imar planlarını yapma, riskli alanları belirleme, kentsel dönüşümü teşvik etme ve genel olarak denetim yapma gibi görevleri devam eder. Yapı Kayıt Belgesi, yapıyı sadece ruhsatsızlık veya ruhsata aykırılık gibi idari yaptırımlardan kurtarır, ona bir depreme dayanıklılık sertifikası vermez. Dolayısıyla, depremde bir yıkım olması halinde, meydana gelen zarar ile idarenin denetim görevini ihmal etmesi arasında bir illiyet bağı kurulabildiği takdirde, idarenin hizmet kusuruna dayalı sorumluluğu yine de gündeme gelebilecektir. (Referans: hukuki-perspektifle-depreme-hazirlik-ve-bina-guuvenligi)