4483 sayılı Kanun'un amacı, kamu görevlilerini haksız şikayetlerden korumak ve kamu hizmetinin aksamasını önlemektir. Bu amacın, bir suçun mağduru olan vatandaşın 'hak arama hürriyeti' ve devletin 'etkili soruşturma yapma yükümlülüğü' ile nasıl dengelenmesi gerektiğini tartışınız.
Bu denge, 4483 sayılı Kanun'un doğru ve objektif uygulanmasıyla sağlanır. Soruşturma izni mekanizması, kamu görevlilerini keyfi ve asılsız iddialardan korurken, bir 'cezasızlık zırhı'na dönüşmemelidir. Dengeyi sağlayan unsurlar şunlardır: 1) Ön incelemenin, iddiaları ciddiyetle ve tarafsızlıkla araştıran, delilleri toplayan etkin bir süreç olması. 2) İzin vermeye yetkili mercinin, keyfi veya siyasi gerekçelerle değil, dosyadaki delillere göre karar vermesi. 3) Soruşturma izni verilmemesi kararına karşı, şikayetçiye ve Cumhuriyet savcısına etkin bir itiraz yolu (Danıştay/BİM) tanınması. 4) İşkence, kötü muamele gibi ağır suçların izin kapsamı dışında tutulması. Bu unsurlar doğru işletildiğinde, hem kamu görevinin devamlılığı sağlanır hem de suç işlediği yönünde yeterli şüphe bulunan görevliler hakkında yargı yolunun açılması temin edilerek mağdurun hak arama hürriyeti korunmuş olur. (Referans: sorusturma-izni-verilmesi-verilmemesi)