AYM, CMK m.226/4'ü iptal ederken, CMK'daki genel duruşma kurallarını (m.193, 194, 196) referans göstermiştir. Sanığın sorgusu yapılmadan mahkumiyet kararı verilememesi kuralı ile isnat değişikliğinde sadece müdafie bildirim yapılmasını öngören kural arasında nasıl bir çelişki tespit etmiştir?
AYM, şu çelişkiyi tespit etmiştir: Ceza Muhakemesi Kanunu, yargılamanın en başında yapılan ve ilk savunmayı içeren 'sorgu' yapılmadan, sanık açıkça feragat etse bile hakkında mahkumiyet kararı verilmesini yasaklayarak sanığın bizzat katılımını çok önemsemektedir (CMK m.193). Buna karşın, iptal edilen m.226/4, yargılamanın ilerleyen bir aşamasında ortaya çıkan ve belki de daha ağır bir cezayla sonuçlanacak olan 'isnat değişikliği' gibi kritik bir durumda, sanığa bildirim dahi yapılmadan, onun yokluğunda müdafiin savunmasıyla yetinilerek mahkumiyet kararı verilmesine olanak tanıyordu. AYM'ye göre, ilk savunmaya tanınan güvencenin, en az onun kadar önemli olan ek savunma hakkına tanınmaması büyük bir tutarsızlık ve çelişkidir. Bu durum, kanunun kendi içindeki sistematiğe de aykırıdır. (Referans: anayasa-mahkemesinin-cmk-m-226-4-u-iptal-karari, AYM 2024/57 K.)