CMK m.116'da arama tedbiri için aranan şüphe standardının 6526 sayılı Kanun ile 'makul şüphe'den 'somut delillere dayalı kuvvetli şüphe'ye dönüştürülmesi, arama tedbirinin uygulanabilirliği açısından nasıl bir sonuç doğurmuştur? Metindeki eleştirel görüşe göre bu değişiklik neden isabetli değildir?
Metindeki eleştirel görüşe göre bu değişiklik isabetli olmamıştır. 'Makul şüphe' kavramı, arama tedbirinin doğası gereği, suç delillerinin veya failin henüz kesin olarak bilinmediği bir aşamada, akla uygun ve mantıklı bir şüpheye dayanarak delil elde etme amacına daha uygundur. 'Somut delillere dayalı kuvvetli şüphe' şartı ise, neredeyse suçun işlendiğinin kanıtlandığı bir aşamayı ifade eder ve bu kadar yoğun bir şüphe varsa aramaya gerek kalmayabileceği, tedbirin uygulanmasını imkansız veya çok güç hale getireceği savunulmaktadır. Bu durumun, ya mahkemelerin bu sert şartı soyut ifadelerle geçiştirmesine ya da arama tedbirinden vazgeçilmesine yol açarak kamu yararı ile birey yararı arasındaki dengeyi kamu aleyhine bozduğu eleştirisi getirilmektedir. (Referans: arama-elkoyma-genisletilmis, CMK m.116)