Anayasa Mahkemesi'nin içtihat farklılıkları konusundaki yaklaşımına göre, uygulamadaki birlikteliği sağlaması beklenen yüksek mahkeme dairelerinin, benzer davalarda tatmin edici gerekçe göstermeksizin farklı sonuçlara ulaşması, toplumun yargı sistemine olan güvenini nasıl etkiler?
Anayasa Mahkemesi'nin Türkan Bal kararında da atıf yapılan yaklaşımına göre, yüksek mahkeme dairelerinin benzer davalarda tatmin edici gerekçe olmaksızın farklı kararlar vermesi, 'bir kararın belirli bir daireye düştüğü takdirde onanacağı, başka bir daire tarafından ele alındığı takdirde bozulacağı gibi ihtimale dayalı ve birbirine zıt sonuçları' ortaya çıkarır. Bu durum, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedeleyerek keyfiliğe yol açar. En önemlisi, böyle bir algının toplumda yerleşmesi halinde, bireylerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına duymaları beklenen güven temelden sarsılır ve adaletin tesadüflere bağlı olduğu algısı güçlenir. (Referans: kesinlesmis-bam-kararlarinda-yasanan-uyusmazlıkların-giderilmesi, Türkan Bal başvurusu)