AİHM'nin Moldova/Buzadji kararının, Türk hukukundaki tutuklama rejimi üzerindeki en önemli etkisi ne olmuştur? Bu karardan sonra, özellikle 'ilk tutuklama' kararlarının gerekçesinde hangi unsurların bulunması zorunlu hale gelmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #45319

Moldova/Buzadji kararının en önemli etkisi, AİHM'nin daha önceki içtihadını değiştirerek, sadece tutukluluğun devamı kararlarında değil, 'ilk tutuklama kararında da' hem suçun işlendiğine dair 'makul şüphe' hem de tutukluluğun devamı için 'ilgili ve yeterli gerekçe' bulunması gerektiğini hükme bağlamasıdır. Bu karardan sonra, Türk mahkemelerinin de ilk tutuklama kararlarında sadece suçun vasfını veya katalog suçlardan olduğunu belirtmesi yeterli olmaktan çıkmıştır. Mahkemeler artık, kararlarında makul şüphenin yanı sıra, somut olayda kaçma şüphesi veya delil karartma riskini ispatlayan somut olgulara ve bu risklerin neden adli kontrol tedbiriyle giderilemeyeceğine dair açık, ilgili ve yeterli gerekçelere yer vermek zorundadır. Aksi takdirde verilen ilk tutuklama kararı dahi AİHS m.5'in ihlali anlamına gelecektir. (Referans: tutuklama-karari.html, Moldova vs. Buzadji Kararı)