'Objektif tarafsızlık' ve 'sübjektif tarafsızlık' kavramlarını, bir hakimin yargılamadaki konumu açısından tanımlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44677

Sübjektif (öznel) tarafsızlık, hakimin kişisel olarak o davadaki taraflara veya konuya karşı herhangi bir önyargı, peşin hüküm veya kişisel menfaat içinde olmamasını ifade eder. Bu, hakimin iç dünyasıyla ilgilidir ve aksi kanıtlanmadıkça var olduğu varsayılır. Objektif (nesnel) tarafsızlık ise, hakimin kişisel tutumundan bağımsız olarak, kurumsal yapının veya hakimin önceki görevlerinin, dışarıdan bakan makul bir gözlemcide hakimin tarafsızlığına dair meşru bir şüphe uyandırmamasıdır. Yani, 'görünüşte tarafsızlık' ilkesidir. Örneğin, bir hakimin daha önce aynı davada savcı olarak görev yapması, kişisel olarak tarafsız olsa bile, objektif tarafsızlığı zedeler. AİHM ve Anayasa Mahkemesi, adil yargılanma hakkı denetiminde her iki unsuru da ayrı ayrı inceler. (sen.av.tr/.../temyiz-incelemesine-katilan-uye-ceza-genel-kurulu-incelemesine-katilabilir-mi.html)