1086 sayılı HUMK zamanında açılmış bir davada, 6100 sayılı HMK yürürlüğe girdikten sonra ıslah yoluna başvurulabilir mi? Tarafların HMK'da yeni düzenlenen 'belirsiz alacak davası'na dayanarak ıslah yapmaya çalışmaları nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #44675

Evet, ıslah yoluna başvurulabilir ancak bu, davanın türünü değiştirmek için kullanılamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/20421 E. sayılı kararında belirtildiği gibi, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan bir dava, o kanuna göre bir 'kısmi dava' olarak açılmıştır ve bu bir 'tamamlanmış işlemdir' (HMK m. 448). HMK yürürlüğe girdikten sonra, davacı ıslah yoluyla davasını HMK m. 107'de düzenlenen 'belirsiz alacak davası'na dönüştüremez. Çünkü davanın türü, açıldığı andaki usul kanununa göre belirlenir ve bu tamamlanmış bir işlemdir. Islah, davanın türünü değiştirmek için değil, talep sonucunu artırmak veya dava sebebini değiştirmek gibi amaçlarla kullanılabilir. Dolayısıyla, davacı, bilirkişi raporuyla belirlenen alacak miktarına göre talep sonucunu artırmak için 'kısmi ıslah' yapabilir, ancak davasının belirsiz alacak davası olduğunu ileri sürerek zamanaşımı gibi konularda bu dava türünün avantajlarından yararlanamaz. (barandogan.av.tr/.../hmk-madde-448-zaman-bakimindan-uygulanma.html)